Web 2.0 Web 2.0 Dedikleri…
“Web 2.0, web hizmetini iyileştirmek amacıyla ziyaretçilerin siteye katılımını (participation) sağlamak, yine aynı amaçla diğer sitelerle ve ziyaretçilerle işbirliği (collaboration) yapmak fikrine dayanan bir akımdır.”
Web 2.0 kendisi de bir web 2.0 sitesi olan Wikipedia‘da böyle tanımlanıyor. Tam bir tanım getirmek biraz zor olsa da doğruya en yakın tanımlamalardan biri bu. Şahsen olayın dış yüzünü betimleyen tanımlamaların web 2.0 gibi çok yönlü bir kavramı tanımlayabileceğini zannetmiyorum. Bu kavram üzerine kafa yoran bazıları işin teknik yönünü gereğinden fazla ön plana çıkarıyorlar. Web 2.0 deyince akıllarına hemen amacın veya kavramın altında yatan nedene ulaşma yolları geliyor. Evet büyük fontlar, parlak grafikler, css bazlı tasarımlar, ajax v.s. gibi işin teknik yönünü ilgilendiren başlıklar gibi kullanıcının içeriğe katkı sağlaması, eskiye göre daha demokratik bir yapı, bloglar v.s. gibi işin içerik yönünü ilgilendiren tanımlamaların hepsi web 2.0′ı değil ancak ona götüren yolları ortaya koymaktadırlar.
Bence web 2.0′ın ve akabinde ki gelişmelerin altında insanın fazlasıyla mekanik ve makinelerin elinde olan interneti kendi doğasının oluşturduğu günlük yaşam pratiğine benzetmek istemesi yatıyor. Web 2.0 ile ilgili ortaya çıkan trendlerin hemen hemen hepsi aslında günlük hayatımızın internete yansımasıdır. Örneğin bilgi aktarımı. Eski dönem web anlayışında bilgi bir kaynaktan okuyucuya aktarılıyordu. Okuyucunun geri dönüş vermesine imkân yoktu. Hâlbuki insanın günlük hayatında bilgi aktarımı tek yönlü değil çift yönlüdür. “Ali ile konuştuk” cümlesini kurduğumuzda aklımıza gelen şey bizim Ali’ye bir şeyler söylediğimiz onun da bize karşılık verdiğidir. Buradan hareketle web 2.0′daki kullanıcının içeriğe katkı sağlayıp onu geliştirmesi günlük yaşantımızdaki pratiğin internete uygulanmasından başka bir şey değildir.
Son dönemde sosyal ağ kavramının -özelinde Facebook‘un- hayret verici gelişiminin altında da günlük pratiğimizin programlaştırılması yatmaktadır. Günlük hayatta biriyle tanışırken nicikinizi/takma adınızı söylemezsiniz. Şöyle bir diyalog düşünsenize “Merhaba ben Mehmet” “Merhaba ben de gamlıbaykuş”. Genel pratiği düşündüğümüzde oldukça anlamsız bir diyalog. İnsanlar günlük hayatta normal görünümleri ile mi varlar yoksa avatar benzeri maskelerle mi geziyorlar? Günlük hayattaki normal görünümümüz Faceebook’taki profil fotoğrafımız olarak yer alıyor.
Buradan hareketle web 2.0′ın global tanımlamalarının yanında lokal tanımlarının da yapılması gerekliliği de ortaya çıkmaktadır. Bütün dünyada iletişimin temel kabulleri olduğu gibi lokal varyasyonlarının da olduğu muhakkaktır. Yani iletişimim Türk-çe yapılanı ile Amerikan-ca veya İngiliz-ce gerçekleştirileni arasında dağlar kadar fark vardır. Bunu Facebook’ta kullanılan uygulamalardan da anlayabiliriz. Türk Facebook dünyasında popüler olan uygulamalar -bazıları haricinde- hep Türk işi icatlardır. Arkadaşa “poke” atacağımıza Osmanlı Tokadı atarız… Veya sabah kahvaltısı deyince aklımıza donut ve kahve yerine çay ve simit gelir :) Facebook’taki ahvalimiz aslında web 2.o’ın bizcesine dair ip uçları veriyor.
Toparlayacak olursak bence Web 2.0 günlük hayattaki pratiğimizi bize internette yaşatmak üzerine cereyan etmektedir. Çünkü kullanıcılar artık sanal olan şeyler yerine gerçekçi olan şeylerin peşindedir. Yazıyı web 2.0 çerçevesinde geliştirme yapmak isteyenlere tavsiyeler ile bitirmek istiyorum. Yapacağınız uygulamalar gerçek hayattaki pratiklerimizle örtüşen, dirsek temas ilişkide bulunan hiç olmazsa ucundan kıyısından gerçekliğe dokunan uygulamalar olmasında fayda vardır. Veya proje geliştirirken uyguluma işleyişlerinde gerçek hayatı referans almanız size artı puan getirecektir.



