3
Şub
17

Türkiye’nin En İyi (!) Blogları

Afferim kız!Yayıncılığın en zor işlerinden biri herhangi bir konuda “en iyiler listesi” hazırlamaktır. Konu ister Türkiye’nin  en iyi kebapçıları olsun, ister Türkiye’nin en iyi overlokçuları olsun, isterse Türkiye’nin en iyi blogları olsun işin zorluğu değişmez. Aslında konunun zorluğu listeyi hazırlamak değil ardından gelen tepkilere göğüs germektir. Malumdur ki aksiyondan çok reaksiyonu seven bir milletiz…

Bu hafta içinde Türk blog dünyasını ilgilendiren iki liste yayınlandı. Birincisi Altın Örümcek Web Ödülleri bloglar kategorisi, diğeri de PC Net dergisinin En İyi  Türkçe 33 Blog listesi. Birincisi sadece katılanları ele aldığından tam liste değil ama hazır yazı yazmışken onu da aradan çıkaralım :) Bu satırların yazarı Altın Örümcek’e katılmasına rağmen listeye giremedi. Evet itiraf ediyorum :) . Fakat  PC Net dergisinin hazırladığı listeye girdi. Her iki listede beklendiği gibi çeşitli tenkitlere uğradı. Kimisi seçimleri beğendi, kimisi “Aaa bensiz liste mi olur ayol” dedi…

Açıkçası ben bu listelerde olmaktan korkar hale geldim. Çünkü üstadımın dediği gibi şöhret afettir. Peki niçin bu listelerde yer almaktan çekiniyorum? Açıkçası herhangi bir yazı kaleme alırken “Acaba siteyi takip edenler bu yazıdan hoşlanacaklar mı? Duygusuna girmekten korkuyorum. O zaman blog yazmaktaki asıl amacımdan uzaklaştığıma inanıyorum. Mademki bu işe sadece blog yazmak için başladık o zaman öyle kalsın istiyorum…

Edebiyat ve sanat alanında okumuşluğu olan kişiler meşhur “Sanat sanat için mi, sanat toplum için mi?” tartışmasını hatırlayacaklardır. Bunu blog dünyasına uyarlayacak olursak acaba “Blog blog için mi, yoksa blog ziyaretçi için mi” yazılıyor. Ben blogu ilk etapta kendim için yani blog için yazıyorum. Tabii zamanla blogu okuyan insanların, beğenen insanların sayıları artıyor. Gelen tebrik ve teşekkürlerden ziyadesiyle memnun oluyorum.

Eğer blogu blog için olmaktan uzaklaştırıp ziyaretçi için yazılır hale getirirsek ortaya seo canavarları, borsa endeksi takip eder gibi sayaç takip edenler, daha fazla ziyaretçi için olmayacak şeyler yazan, acayip polemikler oluşturan samimiyetsiz blog yazarları ortaya çıkıyor. Bu durumdan pek hoşlanmıyorum. Hatta son zamanlarda oldukça yaygınlaşan blogcular arası horoz dövüşleri blog okuma zevkini kaybettiriyor. İşin en  kötü yanı da blog yazmaya yeni başlayan arkadaşların bunları okuyup “Ha demek ki bu alemde racon buymuş” izlenimine kapılmaları.

Lütfen şu polemikleri ve listeciliği bir kenara bırakalım. Daha iyi ve kaliteli bir blog küre için sadece yazmaya ve üretmeye odaklanalım.

Bilgilendirme Notu: Blog alt yapısındaki bir kaç çalışmayı tamamladıktan sonra Nahnu‘nun Kısa Dalga’sından özenerek hazırladığım Not Defteri bölümünü beğeninize sunacağım.

RSS abonesi olun yeni yazıları kaçırmayın.
17 Comments:
  1. Kaan Fakılı 4 Şub, 2008

    Blog blog içindir, elbette ancak Tanrı da dünyayı kendini beğendiği ve bilinmek istediği için yarattı. Eğer biz de bilinmek istemeseydik sadece word belgelerine kaydederdik yazılarımızı. Bu kadar tasarıma, siteye vs. uğraşmazdık.

    Ziyaretçi, beğenilme, günlük tutmaktan hoşlanma vs. bir sandalyenin dört ayağı gibidir bence. Birisini çıkardığın zaman sandalye yere düşer.

  2. ceoyavuz 4 Şub, 2008

    Hocam haklısınız. Pcnet teki diğer 32 blog hangileri :)

    Blogunuz hak etmiş olmalı ki sizide listeye aldılar..

  3. Selçuk Hoca 4 Şub, 2008

    @ceoyavuz Wolkanca listeyi vermişti.

  4. ceoyavuz 4 Şub, 2008

    Teşekkür ederim. Başarıların devamını dilerim.

  5. webiket.net 4 Şub, 2008

    Türkiye’nin En İyi (!) Blogları…

    Türkiye’nin En İyi Blogları listesini değerlendiren bir yazı…

  6. www.eylos.com 4 Şub, 2008

    Acaba altın örümcek finalisti olamadın ve ilk PCnet ilk 10 sıralamasına giremedin diyemi böyle bir yazı yazdın?
    Kaan %100 katılıyorum. Okunmadıktan sonra evde günlük defteri tutarum daha iyi.

  7. Selçuk Hoca 4 Şub, 2008

    Maksadımı yanlış anladığınızı düşünüyorum

  8. F. Kerim 6 Şub, 2008

    Çok akıllıca bir yazı. SEO ya oynayan blog yazarlarından ben de haz etmiyorum. Yok efendim 100 den fazla link verirse google da sıra düşermiş, nahtar kelime 17,5 defa kullanılmalıymış ıvır zıvır. Kimse içerikden bahsetmiyor. Siteme gelen ziyaretçi 10 saniye kalıp çıktıktan sonra ne yapayım ben öyle ziyaretçiyi. Zaten google ın olayı sen siteni dibine kadar optimize et diye değil. Adam gibi site yap, sık sık içerik yenile, hilelere başvurma, gerisini google a bırak. Ama artık bu olay google ın kurallarını ihlal etmeden o sınıra en fazla ne kadar yanaşırıma geldi. Türk milleti bunun da b.kunu çıkardı herşeyde olduğu gibi.

  9. indir 6 Şub, 2008

    Bence selçuk hoca’nın yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Altın örümcek filan palavra :) google veriyor değeri sitelere..

  10. yavuzselimsen 6 Şub, 2008

    güzel bilgiler bunlar F.Kerim :) çin vizesi aramalarında yükselmem lazım google da para kazanamıyom :( Adamlar almışlar bütün domainleri ve uzantılarını içerik yok üst sıralarda çıkıyorlar google da :(

  11. Emexci 6 Şub, 2008

    Birilerinin ortalikta en iyileri secme ve puan verme politikasiyla prim yapmasi beni rahatsiz eden olaylardan biri. hic yapici ve samimi bulmuyorum bu girisimleri…

  12. www.eylos.com 6 Şub, 2008

    Okunmak istemyen blog yazmasın…

  13. bisgen 9 Şub, 2008

    “KALİTE HALKA DUYULAN SAYGIDIR!”
    “Saygı duyanlara çoktur saygımız!”
    saygıLarımLa..

  14. rap 5 Mar, 2008

    listede sizin adınız da var mı ?

  15. Selçuk Hoca 5 Mar, 2008

    @rap evet var neden sordunuz?

Yorum yapın



Celadon theme by the Themes Boutique