Sosyal Amaçlı Kampanya Sitelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aksiyondan çok reaksiyona müptela bir toplum olduğumuzu daha önce de dile getirmiştik. Hepimizde bir şeylere karşı olmaya dair bir şevk, bir iştiyak olduğu kesin. Bu sosyolojik gerçeğin yansımalarına internette de sıklıkla rastlıyoruz.

Birçok alanda şikâyetini, tepkisini dile getirmek isteyen insanlar internetin gücünü kullanmak için “tek atış” tabir edilen siteler açıyorlar. Spordan ( #   # ) siyasete ( # ) güncel hayata ( #  #  # ) kadar birçok alanda bu tarz siteler açılıyor. Hatta bir dilbilgisi yanlışı için açılan site dahi var. İnternetin gereksiz amaçlarla kullanılıp çöplüğe çevrilmesindense bu tarz demokratik tepkilerin gösterilmesi açıkçası beni memnun ediyor.

Bu yazıda şikâyet ve tepki dile getirmek için açılan sitelerden nasıl daha fazla verim alınabileceğine dair fikir yürüteceğiz.

1. Tepki sitelerinde yapılacak ilk iş tabii ki sağlam bir site adı bulmak. Siteyi daha geniş kitlelere yaymak için etkili bir site adı şart. Site adının direkt yürütülen kampanya ile ilgili olması, tek başına bile mesajı vermeye muktedir olması gerekir. Site için çok fazla uzun alan adı seçmek ilk başta yararlı görülse bile kullanıcıların bir kısmının adresi elle yazacağı düşünüldüğünde bunun dezavantaja dönmesi muhtemel gibi gözüküyor. Ayrıca site alan adının .com uzantılı olması işi biraz daha kolaylaştırıyor. Demek ki kısa, vurucu, duyulduğunda mesajı veren bir site adı bulmak gerekli.

2. Site adını seçtikten sonra sitenin amacının somut olarak ortaya konması gerekir. Karşıyız karşı, biz her şeye karşı demekle çok bir şey elde edilmiyor. Neye niçin karşı olunduğunun mutlaka tespit edilmesi gerekir.

3. Amacı da belirledikten sonra amaca ulaşmak için yapılacak işlerin tespit edildiği bir eylem planı düşünmemiz gerekiyor. Örneğin amacımız belirli bir konuda kamuoyu oluşturmak ise sitenin çok kişi tarafından bilinir olması gerekir. Siteyi yaymak için neler yapabiliriz üzerine kafa yormakla işe başlanabilir. Eğer amacımız güncel hayatla ilgili bir sorunu dile getirip ilgililerin buna çözüm bulmasını sağlamak ise bir imza kampanyası düzenleyip bunu yetkililere iletmek üzerine düşünülebilir.

4. Bu altyapı çalışmasından sonra sıra geldi siteyi oluşturmaya. İlk işimiz sitenin içeriğini yazmak. Yani karşı olduğumuz şeyi ve niçin karşı olduğumuzu siteye girenlere aktarmak. Öncelikle düzgün kaleme alınmış bir metnin amaca ulaşmada neredeyse yüzde yetmiş payının olduğunu söylemeliyim. Yazacağınız metin çok fazla uzun olursa insanları bıktırabilir, çok kısa olursa da mesajı verme noktasında yetersiz kalabilir. Doğru kelimeler ve ifadeler seçildiğinde 1 sayfalık bir metnin her türlü amacı anlatabileceğini düşünüyorum.

Bu konuda yazınca aklıma üniversite yıllarında kampüste çeşitli fikirlerden insanların yazıp dağıttığı siyasal broşürler geldi. Herhalde üniversite okuyup bu tarz yayınlarla karşılaşmamış olan yoktur. Üniversitedeki eğitim alanım edebiyat üzerine olduğu için o broşürler biçim açısından benim hep ilgimi çekmiştir. Hatta halen bazen duvarlara yapıştırılan, sokakta, çarşıda elimize tutuşturulan bu yayınları acaba nasıl yazmışlar merakıyla son satırına kadar okurum. Bu yayınlar içerisinde içeriğine fikir anlamında katılmasam bile sırf yazılış tarzlarıyla beni etkileyen metinler vardır. Tabii bu konuda sürekli çalışınca insan etkileme sanatında uzman olunuyor.

Konuyu fazlaca dağıtmadan devam edelim.  Yazarken imla kurallarına uymak size çok şey kazandıracaktır. En azından bu konuda hassasiyeti olan insanları kazanmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda yazı üslubunuzda önemlidir. Kahve ağzıyla yazılan metinler ancak o kitleye hitap eder. O kitle haricindeki geniş kitleyi etkilemekten yoksundur. Yazı dilinizdeki ciddiyet amacınızın arkasında ne kadar sağlam durduğunuzu da okuyan kişiye iletir. Eğer doğru ifade edilmiş bir metniniz yoksa site “internetçi çocuklar”ın bir muzipliği olarak görülmekten öteye gitmez.

Toparlayacak olursak yazacağınız metin yeterli uzunlukta, doğru, düzgün ifadelerden oluşmuş, hitap ettiği kitlenin farkında olarak kaleme alınmalıdır.

5. Sıra siteyle ilgili tasarım unsurlarına geldi. Bence bu tarz siteler mümkünse tek sayfadan oluşmalıdır. Belki iletişim veya daha sonra değineceğimiz görsel materyaller için de bir sayfa hazırlanabilir.

Site tamamen yukarıda uzun uzadıya anlattığımız metni ön plana çıkartacak şekilde dizayn edilmelidir. Çok fazla görsellik ilginin dağılması, metnin unutulması anlamına gelebilir. Aynı zamanda Resmi Gazete gibi soğuk bir tasarımda bizi hedeften uzaklaştırabilir. Site tasarımında seçeceğiniz renkler oldukça önemlidir. Bu konuda yapılmış araştırmaları internetten bulmak mümkün. Mesela kırmızı rengin iştah açtığı, yeşilin de güven verdiği hep söylenir.  Aynı zamanda sitenin yani mesajın hitap ettiği kitleye yönelik bir tasarım yapılmalıdır. Örneğin futbolla ilgili bir kampanya sitesinde pembe rengini kullanmak iyi bir seçim olmayabilir :)

Eğer site tanıtımında iyi çalışırsanız muhtemelen sitenizi binlerce kişi ziyaret edecektir. Bundan dolayı teknik açıdan sitenin sahip olması gereken bir takım özellikler var. Öncelikle site oldukça hızlı yüklenebilir olmalıdır. Hiç bir kullanıcı bilgisayar başında sitenin açılmasını çok fazla beklemez. Aynı zamanda sitenin teknik açıdan en üst derecede erişilebilir olması gerekir. Site sadece bir tarayıcı tarafından doğru düzgün görüntülenebiliyorsa bir yerlerde hata yapıyorsunuz demektir. İleri uygulamalarda sayfanın web standartlarına, arama motorlarına uygun kodlanması da söz konusu olabilir.

6. Siteyi içeriği ile, tasarımı ile bitirdikten sonra sıra geldi diğer bir önemli ayak olan tanıtıma. İnternet üzerindeki işin tanıtımını yaparken yine interneti kullanacağız. Öncelikle basın bülteni kıvamında fazlaca uzun olmayan, siteyi kurma amacınızı vurgulayan bir tanıtım metni hazırlayın. Tanıtım metnini e-posta aracılığı ile basın kuruluşlarına, konu ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlara gönderin. Özellikle bazı basın organları popüler konulardaki bu tarz girişimleri haber yapmayı seviyor.

Devir sosyal medya devri olduğuna göre, tanıtım metninizi -sosyal medyanın bence en önemli ayaklarından biri olan- bloglara gönderin. Blogta kampanya tanıtımı yapmanın en güzel yolu blog yazarına e-posta yoluyla ulaşıp kampanyanıza destek vermesini istemenizdir. Tanıtım metninizi direkt olarak blogların yorum kısmından yollarsanız spam etkisi oluşturabileceğinden e-posta yolunu tercih edin.

Sosyal ağları es geçmeyin. Herhalde Facebook‘ta grup oluşturun dememe gerek yok :) Sosyal ağlar kampanyanıza taraftar bulmada size çok önemli katkılar sağlayacaktır. Zaten kampanyanız biraz ses getirince siz açmasanız da birileri mutlaka Faceebook’ta kampanyanız ile ilgi grup veya gruplar açacaktır.

Sitenizin reklamının diğer sitelerde, bloglarda rahatça yapılabilmesi için görseller hazırlayın. Bu görselleri hazırlarken farklı boyutlar, farklı dosya biçimleri kullanmayı ihmal etmeyin. Tabii ki kimse yüzlerce kilo byte büyüklüğünde bir görseli veya görselliği cezbetmeyen bir görseli sitesine koymak istemeyecektir. Bu konuda daha önce hazırlanmış olan güzel örneklere göz atabilirsiniz. İnternette kullanılan görsellerin bazı standart boyutlarının olduğunu da bir not olarak kaydedelim.

Tanıtım yaparken tanıtım ve spam arasındaki ince çizgiyi aşmamanız önemlidir. Zira bir mesajı nasıl verdiğimiz, mesajın doğru algılanmasındaki altın anahtarlardandır.
 
7. Tavsiyeleri yapılan bazı yanlışlıklarla değinerek sonlandıralım. Kesinlikle ve kesinlikle sayfanıza reklam koymayın. Anlatmak istediğim şey bariz bir şekilde reklam bannerini sayfaya koymak değil. Onu zaten yapmamanız gerekiyor. Bunun yanında reklam etkisi uyandıracak linklerden de kaçının. Mesela kişisel sitenize link vermeyin. Hatta zorunlu olmadıkça link vermeyin ki siteyi hazırlama amacınıza dair söylentiler çıkmasın, inandırıcılığınızı yitirmeyin.

Kesinlikle sitede kişilere, kurumlara hakaret edici ifadeler, resimler kullanmayın. Bu hem adli anlamda başınızı ağrıtabilir, hem de mesajı ikinci plana atan eleştiriler alabilirsiniz. Hakaret yerine ince dokundurmalar, zekice yapılmış imalar, okuyanda gülümseme uyandıracak zarif nükteler size artı puan kazandıracaktır.

Siteyi doğrudan herhangi bir kurum, kuruluş ile ilişkilendirmeyin. Herkes bunun bir vatandaş tepkisi, sivil bir inisiyatif olduğunu bilsin ve buna inansın. Gereksiz ilişkilendirmeler her zaman eksi puan demektir.

Sitede bir uygulama varsa bunun doğru dürüst çalışmasını sağlayın. Mesela imza kampanyanız varsa sisteminizi öyle bir kurun ki bir kişi elli defa imza atamasın. İmza atanlar arasında gerçek olamayacak derecede isimler bulunmasın. Kısacası yapılan girişlerin gerçek kişiler olmasına özen gösterin. Bunu yapmazsanız 1 milyon değil 10 milyon imza toplasanız hiç bir şey ifade etmez.
 
Sonuç olarak göstereceğiniz tepki içeriği ile biçimi ile “adam gibi” olursa bir anlamı ve etkisi olur. Yoksa, ağzı olan konuşuyor diye bir laf var bu memlekette…

Mühim Not: Bu yazı dahilinde konseptin tanımlanmasına yardımcı olması maksadıyla bazı sitelere bağlantı verilmiştir. İlgili sitelerin içeriği ve siteleri düzenleyen kişilerin, kurumların, kuruluşların fikirleri yazarı hiç bir şekilde bağlamaz.

2 Yorum

  1. .com değilde .org olsa daha iyi olur. Sadece bu uzantı yüzünden benzer bir site olan Firefox’un rekor denemesine katılmıyorum.

  2. @Erdal eğer kampanya sitesi bir kurum ise tabii ki .org uzantılı olsa daha iyi olur. Ama tepki amaçlı yapılan sitelerde amaç daha fazla kişiye ulaşmak olduğu için bence .com seçilmesi daha avantajlı olur. Zaten geldiğimiz bu noktada artık .com uzantısının company (şirket) olduğunu, .org uzantısının organization (organizasyon) pek kimse dikkate almıyor.

Yorum Yazın

Epostanız yayınlanmaz. * işaretli alanları doldurunuz.

*
*