Recep İnceeler İle Buzla.com Değerlendirmesi
İnternetteki içerik gün geçtikçe inanılmaz bir hızla artıyor. Hatta kimilerine göre internet artık bir bilgi çöplüğüne dönüşmüş durumda. Teknoloji kendi yarattığı bu karmaşaya yine kendisi çözüm bulmaya çalışıyor. Bugün internette belirli bir yerlere ulaşmak için kullanmaya mecbur olduğumuz arama motorları bu çabaların başlangıcını oluşturuyor. Statik bilginin olduğu yerde arama motorları gelişen yapılarıyla oldukça işe yarıyor. Ama iş sürekli değişen, canlı içeriğe gelince malesef arama motorları o kadar başarılı olamıyorlar. İşte RSS gerçeği tam bu noktada karşımıza çıkıyor.
İnternette takip ettiğimiz çok sayıda haber kaynakları, yazarlar, bloglar var bunların hepsini de düzenli olarak okuyoruz. Acaba bugün güncellendi mi diye merak ettiğimiz bir çok site var. İşte tek bir tuşa basarak yüzlerce sitenin güncelliğini kontrol edip güncellemeler hakkında bize bilgi veren bir teknoloji RSS.
Şahsen İnternetteki “sosyal imleme” veya “rss takip etme” siteleriyle fazla uğraşmadım. Bir kaçını sadece deneme amaçlı kullandım. Benim RSS ile bağlantım emektar SharpReader ile kısıtlı. Neyse lafı daha fazla uzatmayalım. Recep İnceeler abimizle muhabbete koyulalım :)
S.H: İi akşamlar Recepciğim.
R.İ: İyi akşamlar, yalnız “iyi” yazarken y’yi unuttun.
S.H: Evet dakika bir, gol bir abi bravo ! Bugün Buzla’yı konuşacağız. Giriş kısmıdan başlayalım istersen.
R.İ: Başlayalım bakalım. -Görünümü hep böyle mi kalacak bilmiyorum ama- İlk intiba önemlidir sözünü hatırlataraktan giriş kısmının bende iyi bir izlenim bırakmadığını söylemek isterim. Bir kere Web 2.0 diye dilimize doladığımız o terane var ya bizi çok fena yuvarlatılmış köşelere (rounded) alıştırdı. Yeni bir web servisinde de hemen yuvarlatılmış köşeler arıyor gözlerimiz. Buzla’da ise insanı son derece formal (resmi) bir biçim karşılıyor. Hatların biraz daha yumuşatılması iyi olur gibi geldi bana.
S.H: O konuda sana katılıyorum. Giriş grafiksel açıdan biraz daha hoş olmalı.
R.İ:Bununla beraber Firefox’da giriş formu kayıyor, İnternet Explorer 6 ile girdiğimizde de -bence küçük olan- giriş formalarındaki yazıları büyütemiyoruz. Tam nedenini anlayamadım ama Xhtml Validator da Doctype tanımlamasını beğenmedi.
S.H: Bunlar bir kaç küçük müdahale ile düzeltilebilir tabi.İç kısımla devam edelim.
R.İ: Görünüş olarak güzel. Devamlı kullanılacak bir site olduğu için gözü yormayan, sade ve hoş bir tasarımı var. Evet bir kaynak ekleyelim bakalım. Hımm bana önerdikleri siteler varmış.
S.H: Ne güzel işte abi, yeni bir şeyler keşfetme imkanı olabilir bu.
R.İ: Peki yukarıda “İnternet’te” yazarken niye kesme işareti kullanmışlar ki?
S.H::Yuh be abi sende neleri görüyorsun!
R.İ: Ampullü hatırlatma kutusunda da “bir yayını birde fazla kez ekleyebilirsiniz. ” yazarken de “birde” kelimesinden sonra n harfini unutmuşlar ama bak bunu söylemeyeceğim içimde tutacağım.
S.H: Afferin!
R.İ:Bu fare ile ekliyeceklerimizin üzerine geldiğimizde çıkan kutuda aslında bir marka logosu veya sitenin bir snapshotu (ekran görüntüsü) olsa fena olmaz. Acaba burdaki kaynakları neye göre sıralıyor? Böyle en çok eklenenden en az eklene sıralasa daha güzel olur, hatta hangi kaynağın, kaç kişi tarafından listeye alındığını da görsek de rahat etsek.
S.H: Dibine darı ekme gibi bir projen var herhalde.
R.İ: Yok canım. Bir kaynak ekleyelim bakalım. Efektli bir geçişle kaynağın eklendiği okuyucuya bildiriliyor. Bu güzel de çıkan yazı diğer yazıların üstünde değil de sağdaki boşlukta çıksa daha iyi olmaz mıydı?
S.H:Alttakiler de olur da üsttekilerde de “dışarıdan ekle” yazısının üstüne gelecek.
R.İ: Tamam işte o iki kutuyu da yukarı alırsın olur biter.
S.H: Bence fazla ayrıntılara takılıyorsun. Biraz fonksiyonlarla ilgilensek nasıl olur?
R.İ:Tamam bakalım “haber takip” sayfasına. Şimdi biz eklediğimiz kaynağın adını değiştirebiliyor muyuz?
S.H: Kategori adı değiştiriliyor ya…
R.İ:Onu demiyorum. Mesela Altı Üstü Tasarım‘ı ekledik ne yazıyor orada?
S.H: “Altıüstütasarım” yazıyor.
R.İ:İşte ben onu değiştirmek istiyorum. Mesela onun yerine “Mehmet Abi” veya “AUT” yazmak istiyorum. Bence bunun eklenmesi lazım.
S.H:Olabilir.
R.İ: Sonra haber kaynaklanları sunulurken sayfalama olsa da fena olmaz.
S.H: O nasıl olacak?
R.İ:Aç Radikal gazetesini. 80 tane kaynak var. Son habere geldiğimize Scroll bar (kaydırma çubuğu) nerdeyse yerin yedi kat altına inecek.
S.H:Abartma.
R.İ:Abartmıyorum ama sayfalama kesin konulması lazım. Bana sormalı “Ey okuyucu bir sayfada kaç haber görmek istersin.” veya sadece haber başlığını vermeli ben başlığa tıklayınca haber kutusu açılmalı .
S.H: Bu daha mantıklı geldi bana.
R.İ: Düzenle menüsüne bakalım biraz da. Şimdi düzenlemek istediğimiz kaynağın üzerine geldik. Kategori seçmeden taşı butonuna bastık. Eyvah ! gitti bizim kaynak. Nereye taşındı acaba?
S.H: Telaş etme canım bir yere gittiği yok. Tekrar haber takip linkine tıkla geri gelecek.
R.İ:İşte biraz ince düşünmek lazım programlama yaparken. Acemi kullanıcıları da düşünmek lazım. Ama bak linki kendi kategorisine taşı linki de olmamalı. Yani diyelim “blog” diye bir kategori yaptık. O kategorideki kaynakları düzenlerken taşı hanesinde “blog” kategorisi çıkmamalı.
S.H: Ah be abicim, amma ince eliyormuşsun sende. Genel olarak söylemek istediğin başka ne var?
R.İ: Genel olarak fena bulmadım ama. Beta versiyon olduğuna göre belki de bu kadar da ince elememize gerek yoktur.
S.H: Peki bunların haricinde ne eklense daha güzel olur?
R.İ: Bunların haricinde, kaynakların aşağı yukarı sıralamasını kontrol edebilecek bir şeyler eklense güzel olur. Sonra burdaki kaynakları opml olarak dışarı verme (export) ve tabii ki dışarıdaki opml kaynaklarını içeri alabilme (import) özellikleri olsa tadından yenmez bir servis olacak.
S.H: Ohooo sana söz verdikçe bir şeyler istiyorsun ya!
R.İ: Bak şimdi aklıma geldi görsel olarak da biraz daha işlenmesi lazım. Yeni yayın ekle penceresi olsun, kaynak taşıma penceresi olsun biraz daha estetik olabilir diye düşünüyorum . Tabii bir de blogger.com ‘daki gibi ilk girişe kaynak ekleme işlemlerinin nasıl yapılacağını adım adım gösteren güzel bir grafik eklense fena olmaz.
S.H: Abi çok teşekkür ediyorum…
Evet son sözü söylemek gerekirse. Buzla yerli malı çevrim içi besleme (rss) takip programı olarak benim ilgimi çekti. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız özelliklerle kendi yapısındaki sadeliği bozmadan geliştirilebilir ise internette başlangıç sayfamız olmaya aday olacaktır.
Dipnot: Bu kadar anlattık da kafamıza takılan bir şey var. Onu unuttuk. Buzla ne demek? :) Yani buz ile anlamında mı kullanılıyor. Can Turanlı bey bir açıklama yaparlarsa seviniriz.





Merhabalar, Buzla ile ilgili değerli yorumlarınız için teşekkürler.
Söylediğiniz ufak düzeltmeleri hemen yaptık. Kategori değişikliğiyle ilgili yaptığınız yorum için ise ayrıca teşekkür ederim. Artık kategori değiştirilmek istendiğinde mevcut kategori seçilemiyor. Bu gerçekten yeni kullanıcı için kafa karıştırıcı bir durum idi ve sayenizde çözdük.
Tasarımla ilgili yorumlarınıza gelince, bunlar göreceli konular, bunları değerlendiriyoruz, ileride muhakkak gelen yorumları da gözönünde bulundurularak değişiklikler olacak.
Fakat her türlü ek istekle ilgili olarak temel yaklaşımımız, yapmamak. Mümkün olduğunca. Amacımız buzla’nın iyileşmesini engellemek değil, kullanıcın hayatını kolaylaştırmak.
Yeni bir özellik, öğrenilecek yeni bir şey demek.Dolayısıyla, gerçekten olmazsa olmaz bir özellik değilse, hemen yapmamayı tercih ediyoruz. Örneğin yayınların isminin değiştirilebilmesi. Bunu hazırlamamız (ki başlangıçta zaten yapmıştık) çok kısa bir süre almasına rağmen, böyle bir özelliğin artısının eksisinden daha çok olmayacağını düşünüyoruz. (Varsayım kullanıcıların %90′ından çoğu isim değiştirmeye gerek duymayacak) Fakat talepler artarsa bu yönde değişiklik tabii ki yaparız.
Önerilen önerilen kaynaklarla ilgili olarak da, biz öneri yapıyoruz o yüzden, en çok hangisi eklenmiş söylemek istemiyoruz. Sunduğumuz yayınlar zaten niş ve amacımız popüler olanı daha popüler yapmak değil, ilgi alanlarına uygun yayınları doğru kişilere önerebilmek. Öte yandan, en popüler yayınlar diye ayrı bir kategori yapmanın iyi olacağı konusunda da hemfikiriz, bunu da en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz.
Belki de ilk söylemek istediğim şeyi en sona sakladım. Sanırım en son sorduğunuz için. Buzla nedir? Ne olduğunu tam söylemiyorum ama ne olmadığımızı söyleybilirim. Şu anda öyle görünse de Buzla bir rss okuyucu değil. Bu özelliği barındırıyor, barındırmaya da devam edecek fakat bir rss okuyucu olarak anılmayacak. Ne olacak derseniz, vizyonumuzu söyleyebilirim:
“Paylaşmaya değer olan içeriğin daha fazla insana kolayca ulaşmasını sağlamak.”
Not: Bu arada Türk Dil Kurumu’na göre “Internet” özel bir isim olduğu için “Internet’in” şeklinde kullandık. TDK’da özel bir şey belirtilmiyor, kesme işareti olmadan mı kullanması gerekiyor?
Can Bey, yorumunuz için teşekkürler. Bu kadar uzun bir yorum görmek açıkçası beni biraz heyecanlandırdı.
Az ve öz konusundaki yaklaşımınıza katılıyorum. Özellikle sık kullanılan servislerin bir şeyler eklerken çok dikkatli olması gerektiği de aşikar.
Bizde iş süreçlerinin genellikle unutulan veya laf olsun diye uygulanan aşaması olarak vizyon belirlemeyi başarılı bir şekilde konumlandırmanız da beni mutlu etti.
“İnternet” kelimesinin özel olup olmadığı konusunda açıkçası ben tam ikna olmuş değilim. (TDK özel olduğunu düşünüyor.) Bu konuda TDK’ye görüş isteyen bir e-posta gönderdim. Cevap gelirse paylaşacağım.
Son olarak içimde uhde kalmasın diye bir şey söylemek istiyorum. Şu sayfalama işini bir daha düşünün.
Merhabalar,
Buzla.com’daki yeni geliştirmelerle birlikte önerdiğiniz sayfalama olayını da hayata geçirdik.
Umarım daha kullanışlı bulursunuz.
http://buzla.com/Can
[...] bulunuyordu. Buna katılamamak mümkün değil. Buzla projesini ilk başından beri takip ediyorum. Burada Buzla’nın Beta sürümü için yazdığım inceleme yazısının üzerinden neredeyse 1.5 [...]