Bugünlerde birçok platformda blog yazarlarının yazdıkları yazılara yeterince yorum gelmemesinden dolayı yakındıklarını okuyorum. Şahsen aman okuyucu benim yazıma daha fazla yorum yapsın, her yazı bir sürü yorum alsın gibi bir düşüncem yok. Tabii sahne sanatçılarının alkışlardan duyduğu hazzı blog yazarları da yazılara gelen yorumlardan duyuyorlar. Yazdıklarının kamuoyunda yankı bulması blog yazarını memnun ediyor, boşa çaba göstermedikleri hissini veriyor.
Bu yazıda önce Türk blog camiasında yazıların neden az yorum aldığından ve daha fazla yorum alabilmek için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim. Devamını Oku »
Bir süredir epey meşgul olduğumdan blogta yeni yazı yazamadım. Bari taslaklardan birini okuyucu ile paylaşayım da “nerdesin sen” diye söylenmesinler dedim. Zira okuyucu taifesi biraz hassastır. Bir süre yazmayınca “aha bunun da pili bitti” deyip adını listeden siliverir :) Buyrun afiyetle okuyun…
Türk internet dünyasını yakından takip ediyorsanız popüler olmuş yabancı bazı servislerin benzerlerinin yapıldığına şahit olmuşsunuzdur. Bu olayı kimileri kopyalama, kimileri modelleme, kimileri uyarlama olarak açıklamaya çalışıyor. Adını ne koyarsanız koyun bu servislerin tutmadığına ve tutmayacağına dair yaygın bir kanaat var. Bir takım veriler de bu kanaati doğrulamıyor değil. Sosyal imleme sitelerinin durumu buna iyi bir örnek sanırım.
Seçkinci yaklaşım bu servisler için bir çıkış noktası olabilir mi? Önce seçkinci yaklaşım ile neyi anlatmak istediğimize bir bakalım. Üyelik bazlı bir servisin, bazı kullanıcıları üye olarak kabul ettiği, nispeten kapalı yapılanmayı seçkinci veya elitist yaklaşım olarak adlandırıyorum. Bunun bizdeki en bariz örneğini Ekşi Sözlük’te görebiliriz. Bilindiği gibi Ekşi Sözlük başvuran herkesi aktif üye olarak siteye dahil etmiyor. Belirli dönemlerde açılan başvurularla siteye dahil olabiliyorsunuz. Hatta bazen bu da yetmiyor. Yazar olabilmek için sitenin konseptini kavradığını yansıtacak derecede içerik üretmeniz isteniyor. Devamını Oku »
Bir süredir katılmak istediğim fakat bir türlü katılamadığım Likemind İstanbul‘a bu sefer katıldım. Hemen benim gibi İstanbul acemilerine bir tüyo vereyim. Taksim’den metroya bindiğinizde Levent’te inin. 4.Levent değil sade Levent :) Temmuz Likemind’ın ev sahibi Özgür Alaz‘dı. Gördüğüm en güleç yüzlü insanlardan biri. Kendi kendinize sabahın köründe burada ne işim var diye sorarken onu görürseniz olumlu bir ruh haline bürünüyorsunuz.
Kısa kısa neler konuştuk bir özet geçeyim. Mücahit Yılmaz‘la tanıştım. Üniversitelerdeki bilgisayar mühendisliği bölümleri hakkında biraz dedikodu yaptık. Kendisinin ciddi projeleri varmış ama ısrarlarıma rağmen bir ipucu bile vermedi. Daha sonra My Space Türkiye’den gelen arkadaşlarla şirketlerinin Türkiye’deki yatırımları ve videonun Türkiye’deki geleceği üzerine biraz konuştuk. Biraz Türk Telekom’un kulaklarını çınlattık. Devamını Oku »
Hikâye malum. Adam vaktiyle oğluna “Senden adam olmaz ” diye sitemde bulunur. Zaman geçer oğul kaymakam olur. Oğul kaymakam olmuştur ama halkı zulmüyle inletmektedir. Bir gün “İşte bak …” diyerek gururla babasının karşısına dikilir. Yaşlı adam durumdan hoşnutsuzluğunu “Ben sana kaymakam olamazsın demedim, adam olamazsın dedim” diyerek belirtir ve oğluna gerekli cevabı verir.
Bugünlerde bazı web projelerinde de benzeri bir hava yaşanıyor. Bazı proje sahipleri “işte şahane bir site yaptık buyrun kullanın” diyorlar. Evet, projeyi gerçekleştirdiniz ama servisi kullanıcıya anlatamadınız. Eğer kullanıcının kafasında gereği gibi bir imaj oluşturabilseydiniz tabir-i caizse sizi kimse tutamayacaktı.
Bir süredir kullanıcıya siteyi anlatmanın önemine veya hedefi belirli bir proje oluşturmaya yönelik bir yazı yazmayı düşünüyorum. Farketing‘te Buzla hakkında okuduğum bu yazı süreci hızlandırdı. İlgili yazı da Can Turanlı Bey Buzla projesinin geldiği noktayı değerlendirirken “Buzla projesinde göz göre göre yaptığım ve kabul edilemez hata, projeyi benim bile basit olarak anlatamam.” diyerek çok önemli gördüğüm bir itirafta bulunuyordu. Buna katılamamak mümkün değil. Buzla projesini ilk başından beri takip ediyorum. Burada Buzla’nın Beta sürümü için yazdığım inceleme yazısının üzerinden neredeyse 1.5 yıl geçmiş. Fakat Buzla kesinlikle görmek istediğim yerde değil. Sebep Can Bey’in de dediği gibi kendini kullanıcıya basitçe anlatamamak. Veya olaya ters taraftan bakacak olursak kendini basitçe anlatattıracak bir proje oluşturamamak. Devamını Oku »

Webrazzi ve Blograzzi ile tanıdığımız Arda Kutsal’ın beklenen projesi Webrazzi.Tv bugün itibariyle Televidyon çatısı altında kullanıcı ile buluştu. Birçok kişi webrazzi.tv’yi ayrı bir site olarak bekliyordu. Fakat Webrazzi.Tv çıkış noktası olarak Televidyon’un bir alt kanalı olmayı tercih etti.
Malum olduğu üzere Youtube sonrası internet dünyasında bir video trendi var. Youtube alternatifi yerli siteler bile hatırı sayılır bir kitleye hitap ediyor. Bunda Youtube’un kapalı olmasının payı büyük. Gerçi Youtube kapalı olsa da çeşitli yöntemlerle barajı aşan kullanıcılar sayesinde yine de önemli bir trafik oluşturuyor. Aslında internette video izleme alışkanlığının televizyon izleme kültürünün okuma kültürünü ezip geçtiği bizim gibi bir toplumda bu kadar kısa bir sürede önemli boyuta gelmesine şaşmamak lazım. Birçok kullanıcı ne kadar iyi bir üslupla yazılırsa yazılsın, ne kadar eğlenceli olursa olsun uzun makaleleri okumak yerine -süre olarak daha uzun bile olsa- video izlemeyi tercih ediyor. Devamını Oku »
Mikro-PC ile güzel bir röportaj yaptık. Eğitimden bloga birçok konuya değindiğimiz röportajı buradan okuyabilirsiniz.
İnternetle biraz içli dışlıysanız hele bir de girişim, girişimcilik laflarını sıklıkla duyar hale geldiyseniz muhakkak arada kafanıza müthiş (!) site fikirleri geliyordur. Benim de bazen özellikle bu konuda beyin fırtınası yaptığımda, bazen de alakasız zamanlarda aklıma site fikirleri geliyor. Bu yazı dâhilinde aklıma geldiğinde bir kenara not aldığım proje taslaklarını aktarmaya çalışacağım.
Fikirlere geçmeden önce bir kaç uyarım olacak. Buradaki fikirler bir anlık zihin parlaması sonucu ortaya çıkmış şeylerdir. Çok fazla ciddiye alınmaması gerekir. Buraya aktarılma amacı proje üretme anlamında beyin fırtınası yapmaktır. Belki burada aktarılan fikirlerin benzeri veya aynısı internet üzerinde bulunabilir. Yazı dâhilindeki projeler taslak olmaktan öteye gidememiş, iş planından yoksun, ham halde sunulmaktadır. Bundan dolayı sunulan fikirlerin hiç bir hakkı saklı değildir. İstediğiniz gibi kullanabilir, geliştirebilir hatta arkadaşınıza “aklıma şöyle bir fikir geldi” diye hava bile atabilirsiniz. Sitelerin adreslerini mümkün olduğunca kontrol ederek yazmaya çalıştım. Devamını Oku »