Meşhur (?) bir blog yazarı olduk ya tanışma, kaynaşma diyaloglarında hep soruluyor. İsminizdeki “hoca” nerden geliyor? Ne hocasısınız? Soyadınız gerçekten hoca mı :)?
Tabii ki soyadım hoca değil. Sadece profesyonel olarak öğretmenlik mesleğini icra ettiğim için bu sıfatı pek de haddimiz olmayarak kullanıyoruz. Blog yazmaya başlarken bu konu üzerinde epey düşünmüştüm. Ad ve soyadımı birleştirerek kullansam mı, takma bir isim mi kullansam, yoksa ortaya karışık bir şeyler mi yapsam :) Bir kaç haftalık beyin fırtınası sonunda “Selçuk Hoca” öbeğinin hem beni iyi anlattığını, hem de güzel bir marka adı olduğuna karar verdim. (Bu adı seçmemde 657 kod adlı kanunun da etkisi yok değil :) Zaten ısrarla blog yazmadan gayenin biraz da insanlara bir şeyler öğretme olduğunu düşünen dinazorlardan biriyim.
Peki, niye hoca? Kişisel hayat görüşümün en büyük mimarlarından biri olan üstad Cemil Meriç bir başucu kitabı olan “Bu Ülke“de şöyle diyor.
“İrfan asaletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: kültür. Genç kuşaklar, Batı’nın bit pazarlarından ithal edilmiş bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır. Öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan. ” Devamını Oku »
Bugün arkadaşların ısrarıyla FriendFeed İdman Yurdu ile Tiospor maçına seyirci olarak katıldım. Gerçi niyet seyirci olmaktı. Ama oyun esnasında malzemecilikten, fotoğrafçılığa birçok alanda faaliyet gösterdim. Hemen skoru verelim. FriendFeed İdman Yurdu Tiosporu 14-13 mağlup etti.
Tiospor maça bir adam eksikle başladı. Bundan dolayı maç başında gelen 3 gole engel olamadılar. Gerçi bir ara Erhan Erdoğan‘ı transfer ettilerse de Erhan maçı bırakıp sandviç yemeye gidince fark kaçınılmaz oldu. İlk yarının ortalarında kadrolar eşitlenince maça biraz heyecan geldi. Maçın ikinci yarısında Friend Feed İdman Yurdu oyun disiplininden kopunca Tiospor oyunun hâkimiyetini ele aldı. Fakat son dakika çabaları sonuç vermedi. Oyundan mağlup ayrıldılar. Zannımca müsabaka 5 dakika daha devam etseydi sahadan gülerek ayrılan taraf Tiospor olacaktı. Devamını Oku »
Şu etkinlik yazılarını da zamanında yazıp yayınlayabilsem hakikaten iyi bir blog yazarı olacağım :) İlkini buradan okuyabileceğiniz Riatalks yazılarının ikincisinde cumartesi gün katıldığım toplantılardan edindiğim izlenimleri paylaşıyorum.
Cuma günü gerçekleşen katılım sayısından cumartesi oturumlarının daha kalabalık olacağını düşünmüştüm. Ama pek öyle olmadı. Öyle ki cumartesinin hatta bana göre bütün Ria toplantılarının yıldızı olan Ferruh Mavituna oturumunda bile salonun yarısı doldu. Bunun sebebi olarak toplantıların duyurusunun iyi yapılmadığını düşünüyorum. Duyurudan da öte insanların kafasında etkinliğin teknik sunumlardan ibaret olduğunu düşüncesi de yatıyor olabilir. Hâlbuki çok da teknik bilginin gerekmediği kurumsal sunumların reklamı biraz daha fazla yapılsaydı eminim katılım daha fazla olurdu. Fakat sonuç olarak organizasyon ekibini tebrik etmek gerek zira insanları bir ağustos cumartesisinde bir araya toplamak o kadar kolay değil.
Devamını Oku »
Önümüzdeki yıllarda hangi gençlerin başarı öykülerini okuyacağız? Cevabı Başarılı Gençler‘de.

Malum iki gündür Riatalks toplantılarında Bahçeşehir Üniversitesi’nin misafiri idik. Toplantıların arasında Süleyman Sönmez ile Volkan Görgülü‘nün Donanım Haber için hazırladığı bir röportajın konuğu olduk.
Volkan Görgülü bilindiği üzere Web Deneyimleri adlı video blogunda oldukça güzel işlere imza atıyor. Video pazarının büyüklerine, toplamacı anlayışına karşı önemli bir kişisel çıkış olarak kendisi görüyor ve destekliyorum. Bundan bir kaç hafta önce bloglar üzerine bir video çekme teklifi ile bana gelmişti. Yoğunluktan dolayı ancak önceki gün videoyu çekmek mümkün oldu. Ama iyi ki böyle olmuş. Bu sayede boğaza nazır, güzel bir atmosferde seyredilebilir bir video çekmiş olduk. Devamını Oku »
Bir öncekisi Webrazzi Meetup’la aynı güne geldiği için iştirak edemediğim Ria Talks Toplantıları‘na bugün katılabildim. Aslında pek de katıldım denilemez de ortamı bir soluklamış olduk. Öğleden sonra bazı işler münasebetiyle erken ayrılmak zorunda kaldım.
Baştan söylemem gerekir ki organizasyon oldukça kötü. Sanırım organizasyonda gönüllü arkadaşlar görev alıyor. Fakat sayıları oldukça az. Canla başla çalışmalarına rağmen eksiklikleri kapatamıyorlar. Bu sabah geç gitmeme rağmen toplantı başlamamıştı. Bir süre açılış konuşması yapacak olan arkadaşın internete bağlanma denemelerini izledik. İnternetle ilgili bir konferansta internete bağlanamamak da ayrı bir ironi tabii. Neyse internete bağlanıldı. Fakat bu sefer de zaman doldu. Bu nedenle başta yapılması gereken forum yapılamadı. Devamını Oku »
Meraklılarının bileceği gibi bloglar üzerine bir çalışma yapıyordum. Bu çalışma kapsamında memleketin eski blog yazarları ile konuşmak istedim. Aklıma Pilli‘den Hasan Yalçınkaya ile röportaj yapmak geldi. Aslında röportaj çok önceden yayınlanacaktı ama bazı aksaklıklar yüzünden ancak bugün kısmet oldu. (Açık konuşmak gerekirse biraz o salladı, biraz ben salladım :) Hasan Yalçınkaya’ya röportaj teklifimi kabul etme nezaketini gösterdiği için teşekkür ediyorum. Koyu yazılmış satırlar benim repliklerimdir. Şunu da hatırlatmam lazım. Röportajda bahsi geçen birçok site artık yayında olmadığından link verilmemiştir.
Fotoğraf: Burak Büyükdemir
Devamını Oku »