Onların Dergileri Var, Güzel Mi Güzel

Yemekname, Bloghology, Web Girişim

Gazetelerin “Blog, web ve log kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog kelimesinin değişmiş halidir” diye başlayan tanımlamalarla blogu anlatmaya çalışmasının üzerinden seneler geçti. Blog sahibi olanların sayısı yüz binleri aştı. Uzun zaman yazıp bıkanlar, bırakanlar eski tabirle tekaüde ayrılanlar bile oldu. Bugün blog başladığı noktadan çok farklı bir yerde. Doğal olarak blog yazarının serencamı da değişti.

Her geçen gün blog yazıları ile tanıdığımız kişilerin yeni işlerini, yeni atılımları öğreniyor ve onlar adına seviniyoruz. Son dönemde bu anlamda blog yazarları arasında bir dergi çıkarma âdetinin başladığını gözlemliyorum. Bu yazıda bu güzel işleri tanıtalım istedim.

Devletşah ve Yemek.Name Dergisi

Devletsah.com‘a ilk ne zaman girdim hatırlamıyorum ama adını sıkça duymam 2007 Blog Konferansı‘na denk geliyor. Hadi itiraf edeyim Devletşah’ı ilk başta oldukça burnu büyük, soğuk biri olarak gördüm. Ama zamanla tanışıp, görüşünce bu düşüncemden dolayı kendime çok kızdım. (Bu yazıda biraz hatıra defteri kıvamında oldu ama idare ediver sevgili okuyucu :)  Artık pek yazmıyor ama blogundaki kelimeler ve anlamları üzerine yazdığı yazıları takip ediyordum. Sonra neden bilmem Devletşah.com’un üzerine yemek blogu etiketi yapıştırıldı. Yemek tarifleri de pek leziz ama diğer konulardaki yazılarını daha çok seviyorum. Bu arada Devletşah hala en çok kıskandığım blog tasarımlarından birine sahip.

Devletşah “Gari blog bize yetmez oldu, yeni şeyler söylemek lazım” diyerek ilk sanal yemek dergisi olan Yemek.Name için kolları sıvadı. Dile kolay bu hafta çıkan sayıyla birlikte Yemek.Name 15. sayısına ulaşmış. Birbirinden leziz yemek tariflerinin yanında yemek kültürü ile ilgili yazıların, okunası röportajların bulunduğu Yemek.Name gerçekten kendini okutan bir dergi.

Mert Erkal ve Bloghology Dergisi

Mert’i Search For Blogging bloguyla tanımıştım. Daha sonra Etohum toplantılarında yüz yüze tanışma fırsatı da bulduk. Mert Türk blog yazarları arasında blogculuğu mesleğe dönüştüren ender kişilerden biri. Son dönemde tanıdığım en cesaretli girişimcilerden. Cesaretli olduğu kadar ne yaptığı bilen, gerçek anlamda vizyon sahibi biri.

Mert’in blog macerası Bloghology ile tam anlamıyla bir girişime dönüştü. Hala duymayanlar varsa Bloghology ile mutlaka tanışmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü bu günlerde Bloghology ile tanışırsanız aynı zamanda önemli bir girişim öyküsünün ilk adımlarına tanık olma şansını da yakalayacaksınız.

Bloghology Mert’in yabancı ortaklarıyla ile beraber çıkardığı bir blog dergisi. Dergi bünyesinde bloglar ile ilgili bilgilerden, ipuçlarından, meşhur blog yazarları ile yapılmış röportajlardan örnekleri bulmak mümkün. Bloghology sadece bir dergi de değil üstelik. Beraberinde blog yazarları ile ilgili oluşturulan bir sosyal ağı da getiriyor.  Bu sosyal ağın blog dünyamız adına çok şeyler getireceğini düşünüyorum. Bloghology sürekli kendi kabuğu içinde debelenen blog dünyamıza global bir açılım sağlama fırsatı da getirebilir. Bu açıdan dikkate değer bir proje.

Web Girişim Dergisi

Bu da en taze dergimiz. Web Girişim içlerinde bu işe dair güzel bir enerji barındıran gençler tarafından yayınlanıyor. Ekipte Mücahit Yılmaz, Mehmet Cihangir, Sinan Ata, Alya Esat yer alıyor.

Web Girişim adından da biraz anlaşıldığı gibi girişim ve girişimcilik üzerine bir dergi projesi. Henüz birinci sayısı tarayıcılarda yerini aldı :) Dergide girişim ile ilgili yazılar, röportajlar, girişim örnekleri bulabilirsiniz. Açıkçası müthiş bir dinamizm ile gelişmesini sürdüren girişimcilik dünyamızın böyle bir yayına gerçekten ihtiyacı vardı. Web Girişim’in bu açığı önemli ölçüde dolduracağına inanıyorum.

Dün “blogları kim okur ki, bir kaç tanıdık, bir de arama motorlarından gelen bir kaç ziyaretçi” diyenler bugün yavaş yavaş fikirlerini değiştirmeye başladılar. Ne dersiniz blogları geleneksel medya karşısında bir hiç olarak görenler de yavaş yavaş kendilerine çekidüzen vermeliler mi?

8 Yorum

  1. Piyasalar sallantıda, girişimler gelir modelleri arıyor ama öte yandan sürekli yenilikler oluyor. Aklıma bir an için genel seçimler, cumhur başkanlığı seçimi ve arkasından kapatma davası serüveni ile iş yapamayan emlakçılar geldi. Emlakçılar iş yapamazken Türkiye en hızlı yapılaşmasını (konut) gerçekleştiriyordu tabi bu süre içerisinde :)

  2. Yemek.Name her ay merakla beklediğim dergilerdendir.İçerik o kadar emek verilmiş ki,fotoğraflar,yazılar hepsi çok güzel.Devletşah’ın kendini hızla yenileme ve geliştirme huyunun çok etkisi var bunda.Ben blogu açtığım 3 yıl önceki günlerde,o videoblog ile hepimizi şaşırtıyordu.

    Benim merak ettiğim şu Selçuk Bey; e-dergiler ne kazandırıyor? Yani maddi kazanç sağlanıyor mu bunlardan? Sonuçta ücretsiz yükleniyor çoğu.

    Tşkler,

  3. HC :

    Bu tür haberleri duymak güzel Selçuk, bu arada webgirisim tasarımda benim HC Magazine Theme‘i geliştirerek kullanmış sanırım :) umarım başarılı olurlar..

  4. Özellikle yemek dergisi harika olmuş

  5. aslında aklımda olan projelerden birisiydi, tam olarak düşündüklerimi gerçekleştirdiklerini söyleyemem. Ama yapan kişilere başarılar dilerim, önümüzdeki dönemlerde bir rakipleri olabilir ama zamana ihtiyaç var…

  6. Genel anlamda tüm dergilere büyük emek harcanıyor ve hepsi takdiri hak ediyor ama Türkiye’de genel içerik kısırlığı burada da karşımıza çıkıyor. Daha kollektif oluşumlarla daha geniş ve tek noktada toplanmış dergiler görsek daha seviniriz.

  7. benim gibi acemi blogcular için güzel bir kaynak buldum: bloghology

    teşekkür ederim.

    yemek konusu beni ilgilendirmediğinden yorum yapmadım, devletşah’la ilgili :)

  8. Teşekkürler hocam.

Yorum Yazın

Epostanız yayınlanmaz. * işaretli alanları doldurunuz.

*
*