Nokia viNe ve Evliya Çelebi

Şu aralar mart ayındaki muhasebeci modunda yaşadığım için bloga yazmak kısmet olmadı. Yazamadığım zaman dilimindeki yazmak istediğim şeyleri ardı ardına yayınlayacağım. Konular belki biraz tarihi geçmiş, bayat olabilir ama ben yine de kalem aşinalığı olsun diye yazmak istiyorum.
Markaların blog yazarları olan flörtü devam ediyor. Bu aralar blog yazarı ve marka denince Nokia’nın ismini çokça duyuyoruz. Nokia’nın blog yazarlarına test amaçlı cep telefonu göndermesinin halk arasında ilginç yansımaları oldu. Hatta Nokia’nın internette yazan birkaç kişiye henüz piyasaya çıkmamış bir telefonu göndermesi, telefonun kendisi kadar yaygın bir viral olarak dilden dile dolaşıyor. Bu tarz marka blog yazarı yakınlaşmasının henüz ilk örnekleri yaşandığı için sanırım bunun yaşanmasını doğal olarak görmeliyiz.
Şahsen cep telefonu ile eskiden beri çok iyi anlaşan biri değilim. Zaman zaman sırf bir zorunluluk olduğu için cebimde gezdirdiğim bir alet. Tabii insan madem ille cebimizde bir şey gezdireceğiz bari iyisini gezdirelim demiyor değil :) Cep telefonu tüketimi anlamında oldukça klasik bir kullanıcı modeli olduğumdan daha ziyade iş gören telefon modelleri her zaman tercihim oldu. Çevremde gözlemlediğim kadarıyla cep telefonu, marka bağlılığının sağlam olduğu nadir sektörlerden biri. Bizde biraz da Türk tipi kullanıcıyı yansıtan bir biçimde genellikle “kargadan başka kuş tanımam” anlayışı hakim. Benim de cep telefonu alanında bağlılık hatta bağımlılık duyduğum marka Nokia. Yeni nesiller 5110’u pek bilmez ama beri ta o zamandan sıkı bir Nokia kullanıcısıyım :)
Lafı uzatmadan mevzuya gireyim. Sağ olsun Marjinal yetkilileri bize de test telefonu gönderdiler, görüşlerimizi almak üzere toplantılara davet ettiler.
Nokia ile ilk test sürecimiz donanım olarak değil yazılım olarak başladı. İlk olarak Nokia viNe yazılımını test ettik. Nokia Vine içerik olarak zengin medya uygulamaları ile anlamlı olan bir yazılım olduğu için çalıştığı donanım sayısı fazla değil. Bundan dolayı yazılımı N85 ile test ettim. Bu kadar klasik bir kullanıcı olan birinin eline N85 alması doğal olarak uzaya mı çıkıyoruz izlenimi uyandırıyor. Meğerse biz görmeyeli cep telefonu teknolojisi almış başını gitmiş. Şimdi bir kısım okuyucu “Eh be hocam sen de pek cahilmişsin” diyebilir. Evet, bu konuda biraz cahiliz ama bizim cahilliğimiz sadece tecrübe cahilliği. Elbette İphone’un neler yapıp yapamadığına, 3G ve Türkiye pazarına dair yarım saat nutuk çekecek kadar naçizane bir birikimimiz var :)
Nokia Vine uygulaması temel olarak bir yolculuk esnasında kayda alınan resim video gibi içerikleri güzergâh ile anlamlandırarak paylaşmanızı sağlıyor. Uygulamayı test ederken aklıma ister istemez edebiyatımızın büyüklerinden Evliya Çelebi geldi. Herhalde onun döneminde bu tarz bir teknoloji olsaydı Seyahatname bambaşka bir kitap olurdu. Bu açıdan Nokia Vine elektronik seyahatname uygulaması olarak da görülebilir. Nokia Vine resim, video gibi ilgi odağı olan içerikleri geliştirmenin yanında baş döndürücü bir değişimi işaret ediyor aslında. Cep telefonun yaygınlaşmaya başladığı yıllarda “nereye gitsen rahat yok” tartışmalarının bir kaç gömlek aşıldığını gösteriyor. Sanırım yakın gelecekte bir yerlere kaçmak, kaybolmak deyimlerini çok kullanan kişi kalmayacak. Çünkü teknoloji yavaş yavaş bunu mümkünler arasından kaldırıyor.
Bu felsefi girişten sonra bir uygulama olarak Nokia Vine’ı kullanışlı bulduğumu söyleyebilirim. Gözüme batan tek şey içeriğin internetle eklemlendiği noktalar ve paylaşılan içeriğin sunumu biraz daha iyi kurgulanabilir. Tabii cep telefonu, internet, gprs gibi bağlantı teknolojileri alanında memleketin ve dahi memleket operatörlerinin teknolojik altyapıları da ayrı bir tartışma konusu.
Teknolojinin gelişmesi ve akabinde yeni imkânlar ortaya koyması teknoloji eksenli servisleri de etkilemekte. Buradan hareketle artık mobil üzerine oynamanın vaktinin gelmiş ve yavaş yavaş da geçmekte olduğunu söyleyebiliriz. Burada girişimcilere âcizane bir tavsiye vermek istiyorum. İnternet piyasası artık oldukça çetin bir piyasa haline geldi. 2000′lerin başındaki piyasa boşluklarını yakalamak çok kolay değil. Mobil dünya ve mobil pazar girişimcilerin internet ortamındaki pazar ve proje sıkışıklıklarını aşmalarının anahtarı olabilir. Belki alışılagelmiş bir internet girişimi için harcanacak zaman ve enerjinin yarısı ile daha karlı mobil girişimlere imza atmak mümkün olabilir. Bu alanı mutlaka değerlendirmek lazım.
Vine, testinden sonra Nokia merkezinde test sonuçları hakkında konuşmak üzere Nokia Türkiye ekibi tarafından ağırlandık. Görüşmemiz son derece sıcak bir ortamda gerçekleşti. Nokia ve Marjinal’e blog yazarlarına göstermiş oldukları bu sıcak ve samimi tavır için teşekkür ediyorum. Nokia ile bu alandaki işbirliğimizi seve seve devam ettireceğiz.





[...] Bir önceki yazımda Nokia ile blog yazarları arasındaki toplantılardan ve test macerasından bahsetmiştim. Nokia N85 ile viNe testinden sonra Nokia’nın bize gönderdiği ikinci test cihazı Nokia 5800 oldu. [...]