
Dün bir grup blog yazarı ile birlikte Microsoft Türkiye‘nin konuğuyduk. Microsoft Türkiye’nin yeni üssünde bizi güzel bir şekilde ağırladılar. Kısa notlar halinde izlenimlerimi aktarmak istiyorum.
Microsoft Türkiye’nin yeni binası Levent’te. Gayrettepe metro istasyonundan veya Zincirlikuyu metrobüs istasyonundan yürüyerek bile ulaşılabilir. Yeni bina teknoloji üssünü andırıyor. Alışılmış ofis tasarımlarından farklı yönleri var. Çalışanların rahatlığı için birçok şey düşünülmüş. Tabii Google’ın efsanevi ofisi kadar yok ama yeni nesil ofis dizaynlarına güzel bir örnek. Muhtemelen akıllı bina mantalitesi ile inşa edilmiş. Kapılar, asansörler bile kartla çalışıyor o derece :) Bu arada ilginç bir detay yakında binadaki klasik telefonların hepsi kaldırılacakmış.
Misafirliğimiz bina turu ile başladı. (Bu arada gezi ve toplantılar sırasında çektiğim fotoğrafları Flickr’da bulabilirsiniz.) Gerçi tam bir bina turu olmadı. Sadece birinci ve sonuncu katı gezdik. Ara katları gezemedik.
Üç adet sunum oldu. Birinci sunum Yeni Windows Live servisleri hakkındaydı. Sunumu Microsoft Türkiye Tüketici & İnternet Servisleri İş Grubu Yöneticisi Emre Tok gerçekleştirdi. Sunumun genel olarak içeriği Windows Live servislerinin kullanıcının internette yaptığı işleri bir araya toplama fikriydi. Fakat sunuma damgasını vuran iki şey vardı. Birincisi Windows Live dahilindeki servislerin kullanıcı ve ziyaretçi rakamları ve Windows Live ile Facebook arasındaki ilişki.
Fazla meraka düşürmeden rakamları vereyim. Ocak 2009 rakamlarına göre Hotmail‘in 27.2 milyon, Windows Live Messenger‘in 29.2 Milyon kullanıcısı varmış. Ocak 2009′ta MSN Türkiye ana sayfasını 19 milyon kişi ziyaret etmiş. Bu ziyaretçiler 388 milyon sayfa görüntülemişler. Oldukça enteresan rakamlar değil mi :)
Eski servislerin yanına eklenen depolama, fotoğraf yükleme gibi servislerle Live Messenger gerçekten oldukça büyük bir yapı haline geliyor. Geldiği nokta doğal olarak blog yazarlarına Facebook’u hatırlattı. Bu yönde sorular üzerine Emre Tok “Evet Facebook yapıyoruz” diyerek varılmak istenen nihai amacı ortaya koydu. Açıkçası sosyal ağ kullanımının internet kullanımında aldığı payın bu noktalara gelmesi bunu biraz da zorunluluk olarak ortaya çıkarıyor. Bu tartışmalar ortasında ilgimi çeken şey Microsoft’un artık bazı inatlarını kırdığını görmek oldu. Web 2.0′ın getirililerinden biri olan içeriği paylaşma, servislerin diğer servislerle iş birliğine gitmesi Microsoft’u da dönüştürmüşe benziyor.
İkinci sunum Windows Mobile hakkındaki sunumdu. Sunumda Microsoft Türkiye Tüketici & İnternet Servisleri İş Grubu Yöneticisi Egemen Gönen konuştu. Genel olarak mobil cihazlar ve Windows Mobile vizyonu üzerine bir sohbet oldu. Sunumdan aldığım en büyük not mobil cihazlar için işletim sistemi üretmenin zorluğu olmuş. Birbirinden çok farklı yapılarda olan cihazlara ortak bir işletim sistemi yazmak zor olduğu için Microsoft işletim sisteminin temel yapısını üreticilere veriyormuş. Üreticilerde kendi cihazlarına göre işletim sisteminin yapısını kurguluyorlarmış.
Üçüncü sunumun yelpazesi epey genişti. Ana konular Media Center, Windows 7, İnternet Explorer 8 ve dokunmaya dayalı yeni nesil teknolojiler idi. Sunumu Microsoft Türkiye Windows Pazarlama Grubu’nda Alper Mestçi ve Nuri Çankaya gerçekleştirdi. Nispeten rahat bir ortamda gerçekleştiğinden midir bilmem Alper Bey’in samimi sunumundan mıdır bilmem en çok zevk aldığım sunum bu oldu. Alper Mestçi hakikaten konusunun uzmanı , tabir-i caizse tam anlamıyla geek (teknolojik cihazlara aşırı ilgi duyan) birisi :)
Sunumda önce bir Media Center gösterisi izledik. Media Center’ın ev teknolojisine getirdiği açılım daha doğrusu ev teknolojilerinin geleceği nokta insana “vay be” dedirtiyor. Sanırım önümüzdeki yıllarda evden çıkmak biraz daha zor olacak :)
Daha sonra Windows 7 ile birlikte gelen bazı yeniliklere göz atıldı. İşletim sistemi değiştirmek konusunda oldukça inatçı olan bir kullanıcıyım. Sunum sonunda inadım biraz kırılsa da, Windows Xp şubat ayı başından beri artık satılmayan bir ürün de olsa bir müddet daha bilgisayarımda kalacak gibi. Windows 7 ile birlikte gelen olası okunmaya dayalı yeni nesil teknolojilere uyumluluk beni cezp etti diyebilirim. Minorty Report‘çuluk oynamak bizim de hakkımız değil mi :)
Genel olarak Microsoft buluşmasından memnun ayrıldım. Sadece bazen girilen aşırı teknik diyaloglar sırasında sıkıldığımı ifade edeyim. Yukarıda servis kullanımı ile ilgili verdiğim istatistiklerin daha genişini Emre Bey’in sunum dosyasında bulabilirsiniz. Kendisi bir kaç gün içerisinde FriendFeed‘te bu dosyayı paylaşacağını ifade etti.
Güzel ve faydalı bir toplantı olmuş. Microsoft bu işi biliyor : )
Beni(bizi) çağırmadılar,küstüm onlara :) Linux platformuna geçip PHP’ci olmaya karar verdim.
Güzel bir yazı olmuş teşekkürler
MSN ana sayfa görüntülemesi ve ziyaretçisi biraz garip.