Geçtiğimiz perşembe günü -son anda değişen bir programla- Biga Kültür Sarayı’nda Ferhan Şensoy’un Ferhangi Şeyler adlı oyununu seyretme fırsatı buldum.
Çoğumuzun duyduğu, bildiği, belki de seyrettiği bir oyun Ferhangi Şeyler. 1987′den beri 1600 kere oynanmış, Türk tiyatrosunda efsaneye dönüşmüş bir oyun. Tabii tek kişilik bir oyunu bu kadar uzun bir süre oynamanın ayrı bir marifet olduğunu da söylemek gerekir. Daha önce Ferhan Şensoy’a ait tiyatro oyunları, filmler seyretmiş, kitaplar okumuş, hatta bu yazıyı okuyanların çoğunun hatırlamayacağı bir kahramana “Varsayalım İsmail”e hayran olmuş birisi olarak malesef tiyatro salonundan hayal kırıklığı ile ayrıldım.
Son günlerin “popüler” deyişiyle söylemek gerekirse Ferhan Şensoy’u yaşlanmış gördüm. Yaşlanmaktan kastım tabii ki Ferhan Şensoy’un ihtiyarlaması değil. Oyunun enerjisinin düşmüş olması. Açıkçası dile getirelen bazı eleştirilere katılmamak mümkün değil. Oyuncunun ses tonu anlattıklarının anlaşılamayacağı kadar çatallaşmış ve kalitesini yitirmiş durumda. Halbuki tek kişilik gösteri dediğimiz şey büyük oranda kişinin ses tonunu çok iyi kullanmasına dayanıyor. Oyuncuyu da heyecandan yoksun gördüm desem herhalde abartmış olmam. Günlük gazeteleri okuduğu bölüm haricinde pek güldüğümü hatırlamıyorum. Bununla birlikte salonun da malesef sadece küfürlü kısımlarda gülmesi bu düşüncemi destekliyor. Yeri gelmişken şunu da belirtmek isterim başkaları ne düşünür bilemem ama bence oyun içerdiği küfür ve cinsellik dozu açısından çocuklar için pek uygun değil.
Sonuç olarak Ferhan Şensoy gibi bir tiyatro dahisini tek bir oyunla silmem mümkün değil ama insan keşke bu hayal kırıklığını yaşamasaydım diyorum kendi kendine.
Oyunla ilgili olmayan başka bir sorun da organizasyondu. Daha önce yaptığı organizasyonlarda da çeşitli problemlerle karşılaştığımız Biga Çınar Organizasyon bu sefer de yapacağını yaptı. Organizasyonun fevkalade nazik (!) görevlileri, benim gibi erken gelip ön sıralara oturmuş bir çok kişiyi seviyesiz bir üslupla protokol gelecek diye yerlerinden kaldırdılar. Sorun protokole yer açılması değil. Sorun protokol gelecek diye yer açılıp ilgili yerlere görevlilerin amcasının, dayısının, halasının, teyzesinin oğlunun v.s. oturtulmasıydı. Daha da vahimi protokol gelecek diye oyunun sonuna kadar boş duran koltuklardı. Sanatsal bir aktivitede böyle düğün salonu manzaralarının yaşanması insanı doğal olarak sinirlendiriyor tabii. Demek ki bundan sonra Çınar Organizasyon’nun Biga’da gerçekleştirdiği aktivitelere katılırken iki kere düşüneceğiz.











