Meşhur (?) bir blog yazarı olduk ya tanışma, kaynaşma diyaloglarında hep soruluyor. İsminizdeki “hoca” nerden geliyor? Ne hocasısınız? Soyadınız gerçekten hoca mı :)?
Tabii ki soyadım hoca değil. Sadece profesyonel olarak öğretmenlik mesleğini icra ettiğim için bu sıfatı pek de haddimiz olmayarak kullanıyoruz. Blog yazmaya başlarken bu konu üzerinde epey düşünmüştüm. Ad ve soyadımı birleştirerek kullansam mı, takma bir isim mi kullansam, yoksa ortaya karışık bir şeyler mi yapsam :) Bir kaç haftalık beyin fırtınası sonunda “Selçuk Hoca” öbeğinin hem beni iyi anlattığını, hem de güzel bir marka adı olduğuna karar verdim. (Bu adı seçmemde 657 kod adlı kanunun da etkisi yok değil :) Zaten ısrarla blog yazmadan gayenin biraz da insanlara bir şeyler öğretme olduğunu düşünen dinazorlardan biriyim.
Peki, niye hoca? Kişisel hayat görüşümün en büyük mimarlarından biri olan üstad Cemil Meriç bir başucu kitabı olan “Bu Ülke“de şöyle diyor.
“İrfan asaletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk: kültür. Genç kuşaklar, Batı’nın bit pazarlarından ithal edilmiş bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır. Öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan. ” Devamını Oku