
Gazetelerin “Blog, web ve log kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog kelimesinin değişmiş halidir” diye başlayan tanımlamalarla blogu anlatmaya çalışmasının üzerinden seneler geçti. Blog sahibi olanların sayısı yüz binleri aştı. Uzun zaman yazıp bıkanlar, bırakanlar eski tabirle tekaüde ayrılanlar bile oldu. Bugün blog başladığı noktadan çok farklı bir yerde. Doğal olarak blog yazarının serencamı da değişti.
Her geçen gün blog yazıları ile tanıdığımız kişilerin yeni işlerini, yeni atılımları öğreniyor ve onlar adına seviniyoruz. Son dönemde bu anlamda blog yazarları arasında bir dergi çıkarma âdetinin başladığını gözlemliyorum. Bu yazıda bu güzel işleri tanıtalım istedim. Devamını Oku »
Bir süredir katılmak istediğim fakat bir türlü katılamadığım Likemind İstanbul‘a bu sefer katıldım. Hemen benim gibi İstanbul acemilerine bir tüyo vereyim. Taksim’den metroya bindiğinizde Levent’te inin. 4.Levent değil sade Levent :) Temmuz Likemind’ın ev sahibi Özgür Alaz‘dı. Gördüğüm en güleç yüzlü insanlardan biri. Kendi kendinize sabahın köründe burada ne işim var diye sorarken onu görürseniz olumlu bir ruh haline bürünüyorsunuz.
Kısa kısa neler konuştuk bir özet geçeyim. Mücahit Yılmaz‘la tanıştım. Üniversitelerdeki bilgisayar mühendisliği bölümleri hakkında biraz dedikodu yaptık. Kendisinin ciddi projeleri varmış ama ısrarlarıma rağmen bir ipucu bile vermedi. Daha sonra My Space Türkiye’den gelen arkadaşlarla şirketlerinin Türkiye’deki yatırımları ve videonun Türkiye’deki geleceği üzerine biraz konuştuk. Biraz Türk Telekom’un kulaklarını çınlattık. Devamını Oku »