Oldum olası suikast filmlerine hastayımdır. Suikast filmlerinde beni cezbeden şey bir kişinin öldürülmesi değil. Suikastı yapan kişinin, suikast öncesi bütün detayları hesaplayarak işini mükemmel şekilde yapmaya çalışmasını izlemek oldukça zevkli. Hani futbolda akıl dolu bir vuruş tabiri vardır ya işte suikast filmleri akıl ve detay dolu filmler oluyor. Normalde bir kere seyrettiğim filmi bir daha seyretmek istemem. Fakat Çakal Carlos‘un hem yeni versiyonunu hem de eski versiyonunu bir kaç defa seyrettim.
Genel sinema izleyicisi de detayların hâkim olduğu filmleri seviyor. İMDB’nin en iyi 250 film listesinde en tepede yer alan The Shawshank Redemption‘da (Esaretin Bedeli) bu tezi kanıtlıyor. The Shawshank Redemption’da baş döndürücü detaylarla dolu helal olsun dedirten bir hapishaneden kaçış filmi. Konu akıllı detaylar olunca son günlerin popüler dizisi Prison Break‘i de anmadan geçmemek lazım.
Yukarıdaki gibi bir film tarzı olan birisinin geçtiğimiz hafta vizyona giren Vantage Point (Bakış Açısı) filmini kaçırması tabi ki düşünülemezdi. Bu yazıda Bakış Açısını masaya yatıracağız.
Yazının bundan sonraki kısmı film ile ilgili detaylar içermektedir. İsterseniz buraya tıklayarak doğrudan ayrıntı içermeyen film değerlendirmesine geçebilirsiniz.

Etiket: 









