Dmoz.org ve Gönüllülük

DmozBir süredir internetin en büyük insan yapımı site dizini dmoz.org için çalışıyorum. Dmoz.org başta Google ve Yahoo olmak üzere birçok arama motoruna kaynaklık ediyor. Bu arama motorları bir sitenin Dmoz listesine girmesini oldukça önemsiyorlar. Çünkü Dmoz insan yapımı bir dizin olduğu için oldukça itibarlı bir kaynak konumunda.

Dmoz’da editörler tarafından geliştirilen bir kategorisi sistemi var. Her editör ilgilendiği kategorilerle ilgili siteleri dizine ekliyor. Tabii her siteyi dizine ekleyemiyorsunuz. Sitenin dizine eklenmesi ve dizinde kalması için bazı kurallar var. Editörler site eklediği gibi siz de sitenizin dizine alınması için teklif yapabiliyorsunuz. Editörler sitenizi inceleyip onay verdiğinde siteniz dizine ekleniyor. Arama motoru optimizasyonu hakkında biraz bilginiz varsa Dmoz’da listelenmenin önemini biliyorsunuzdur. Devamını Oku »

Türkiye’de İnternet’ten Para Kazanmak

para sayma makinesi :)Ülkemizde İnternet yayılmaya başladığında öncelikle eğlence vasıtası olarak algılandı. Sonuçta çoğumuz İnternet alemine İrc ile başladık. Sonraları algımız biraz değişerek İnternet’in değişik amaçlarla da kullanılabileceği gündeme geldi. Bu amaçlardan en meşhurlarından biri de şüphesiz internetten para kazanmak. Pratiğe baktığımızda çeşitli şekillerde internetten para kazanmak mümkün. Birincisi ve en önemlisi bir e-ticaret ortamı oluşturarak yani bir şeyler satarak para kazanmak mümkün. Ama biz işin biraz kurnaz taraflarına daha meraklı olduğumuz için biraz daha kolay yolları aradık hep.  Linke tıkla para kazan, e-mail oku para kazan, internette gezin para kazan tarzı çıkışlar aldı başını yürüdü. Bir ara hatırlıyorum da çek furyası vardı. Herkes bu şekilde kolay yoldan para kazanabileceğini göstermek için tıkla kazan sitelerinden alınan çekleri tarayıp internete koyuyordu. O furyada kim ne kadar kazandı bilemiyorum ama tahminen bir kaç kişi biraz kazandı diğerleri ise “vay be” demekle yetindiler. Devamını Oku »

Ah Mynet, Vah Mynet !

Mynet

Kişisel internet tarihime baktığımda Mynet algımın hep kötü olduğunu hatırlıyorum. Daha henüz Google’dan bile habersiz olduğumuz dönemlerde -ki milattan önce 56K krallığı dönemine denk geliyor- Mynet ile tanışmışlığım vardır.  Malumunuz Mynet adını geniş kitlelere Türkçe e-posta vermesiyle duyurmuştu. Bu da garip bir olay tabii. Türkçe servis veren bir sağlayıcının ismi İngilizce, servisin adı İngilizce (Mymail) fakat Türk kullanıcılar tarafından çok tutuluyor. (Teknolojinin Türkçesi sloganını kullanan malum firmanın Angel marka ürünü gibi) Neyse o zamanlar belli başlı e-posta sağlayıcılar (Yahoo ve sonraları Hotmail) İngilizce hizmet verdikleri için Mynet’in Türkçe (!) olması birçok kişiye cazip gelmişti. Türkçe olması da ayrı bir olay tabii. E-postaya girdiğinizde kullanılabilirlikten çok uzak, yarısı tercüme edilmiş acayip bir sistemdi. Bu ilk intiba beni bir süre Mynet’ten uzak tuttu. Devamını Oku »

Blograzzi Nasıl Kurtulur?

/Türk internet dünyasındaki komünitelerin kötü niyetli kullanım olarak ele alabileceğimiz ortak bir sorunu var. Son derece iyi niyetli olarak ortaya çıkmış olan, içeriği kullanıcılar tarafından geliştirilen birçok internet sitesinin içeriği bir süre sonra çeşitli amaçlarla (reklâm, spam, şöhret sevdası, para kazanma v.s.) sabote edilmeye çalışılıyor. Ekşisözlük’te zaman zaman bu yönde ortaya çıkan tartışmalar, Bildirgeç’te yaşanan tartışmalar son olarak da Blograzzi ile ilgili tartışmalar bunun en yakın canlı örnekleri. Devamını Oku »

Türk Blog Dünyasının Yan Sanayisi

Blog yani elektronik günlük tutma işi 2000’li yılların başında internet dünyasında başlamış bir salgın. Kaynağında çıktıktan birkaç sene sonra hemen bizde de bir yayılma ortamı buldu. Yanlış hatırlamıyorsam ilk blog yazılarımı yazdığımda blog dünyasında Türkçe hizmet veren bir servis yoktu. Bugün Google arama motoru kavramı ile nasıl özdeşleşmişse o günlerde Blogger da blog kavramı ile özdeşleşmişti. Daha sonra Blogcu gibi başta yadırganmış fakat daha sonra oldukça popüler olmuş servisler ortaya çıktı.

Yabancılar özellikle Amerikalılar yan sanayiye pek meraklı insanlardır. Ortaya bir ürün çıkardığınız zaman oluşan katma değerden pay almak ve bunu genişletmek için hemen yan sanayi harekete geçer. Örneğin tutulmuş bir film çektiğiniz zaman o film ile ilgili giyim eşyalarından oyuncağa, kitaba kadar bir dünya yan ürün pazarlarsınız. Blog kavramı çıkınca da bloglar ile ilgili yan servisler hemen oluştu. (Blog listeleri, blog arama motorları v.s.) Devamını Oku »

İnternette Marka Yaratmak

Kitap Kapağıİnternet ve pazarlama son günlerde internetin yaygınlığının ve imkanlarının artmasıyla çok konuşulan konular haline geldi. İnternet yakın döneme kadar pazarlama ve reklamda yan bir mecra gibi düşünülürken artık geleneksel araçların (tv, radyo, basılı yayınlar) yanında yerini almaya başladı. Hatta bazı ürün ve hizmet kategorilerinde yer yer geleneksel araçların önüne geçtiği de görülmekte. Kısacası geldiğimiz bu noktada interneti göz ardı ederek pazarlama ve reklam faaliyetlerinde tam bir başarı yakalamak imkansız. Burda yapılması gereken bir an önce internete adapte olmak. Hatta bunun adaptenin de ötesinde bize yeni bir açılım getirmesi gerekiyor. Bazı firmalar ve kişiler bu açılımı çok iyi bir şekilde başarırken bazıları ise sınıfta kalıyor. Yapılan çalışmaların kullanıcıya yansıyan yüzü internet sitesi olduğu için ortada bir çok “kartvizit sitesi” görebiliyoruz.

Peki internette bir marka nasıl yaratılabilir ? Bu yazıda bu sorunun cevabını vermeye çalışan bir kitabı, “İnternet’te Marka Yaratmanın 11 Değişmez Kuralı”nı tanıtacağım. Kitap ülkemizde 2000 yılında Medicat Kitapları kapsamında İnci Berna Kalınyazgan çevirisiyle Kapital Medya tarafından basılmış. Kitap adından da anlaşılacağı üzre 11 başlık altında konuyu inceliyor. Devamını Oku »