Posts Tagged ‘girişimcilik’
Etohum’da Yeni Dönem Başlıyor

Girişimin ve girişimcinin dostu etohum birinci yılını sektöre getirdiği önemli katkılar ile noktaladı. Şimdi yeni hedeflere yol alma zamanı. Bugün itibariyle Etohum’un 2009-2010 başvuruları başlıyor. Bu güzel haberi verdikten sonra hem konuya yabancı olanlara hem biraz fikri olanlara yardımcı olacak bazı sayfalar önermek istiyorum.
Eğer Etohum’un ne olduğunu hiç bilmiyorsanız
Daha fazla bilgi için Etohum Blog, Facebook, Friendfeed, Twitter, Google Groups,
Etohum toplantıları ile ilgili videolar, fotoğraflar, basın bültenleri
Başvurmadan önce
Eğer daha önce okumadıysanız Burak Hoca’nın blogunu mutlaka okuyun.
Acizane daha önce bu konuda yazdığım bir kaç yazıya göz atmanızı da tavsiye ederim.
Ah Bir İstanbul’da Olsam!

Fotoğraf: Selim Güler
Geçtiğimiz günlerde dünyayı epey gezmiş bir büyüğümüz ile konuşurken laf dönüp dolaşıp İstanbul’a geldi. Çok yerinde bir tespit olarak İstanbul’un ülkemizde olduğu gibi civar ülkelerde de çok önemli bir konumu olduğu vurgulandı. Gerçekten de İstanbul birçok işin kalbinin attığı yer konumunda. Hâl böyle olunca İstanbul dışında yaşayanlar bazı fırsatları kaçırmış oluyorlar.
İstanbul dışında yaşayan/okuyan genç girişimci adayları ile yaptığımız görüşmelerde de bu konu hep dile getiriliyor. Ah bir İstanbul’da olsam cümlesi bu gençlerin ekseriyetinde önemli bir hayıflanma aynı zamanda da bir bahane malzemesi olmuş durumda. Hayatının büyük bir çoğunluğunu İstanbul dışında geçirmiş birisi olarak İstanbul dışında olmanın getirdiği eksiklikleri çok iyi biliyorum. Ama bu eksikliği gerçek bir avantaja çevirmek yine kişinin elindedir. Click to continue…
İnternet Girişimcilerine Görüşme Tüyoları

Gerek Etohum seçme sürecinde, gerekse diğer ortamlarda girişimci adaylarıyla konuşmalarımız oluyor. Bu konuşmalar bazen saatler süren toplantılar şeklinde bazen de ayaküstü çay, kahve sohbetleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu diyaloglarda girişimci adayları girişimlerini veya kafalarındaki girişim fikirlerini anlatmaya çabalıyorlar. Bu süreçlerde gözlemlediğim bazı dikkat edilmesi gereken noktaları bir sıralayayım istedim.
1. Kesinlikle randevu alın. Randevu almanız bir görüşmeyi ciddiye aldığınız anlamına gelir. Eğer randevunuzu uzun zaman önce aldıysanız randevudan bir kaç gün önce kibarca randevunuzu hatırlatın. Geçen zaman çerçevesinde görüşeceğiniz kişinin programında değişiklik olmuş olabilir. Click to continue…
Harun Pekşen ve Metin Kahraman İle Söyleşi

Bir önceki sesli röportajımızın aldığı güzel tepkilerden sonra sesli röportajlara devam edeceğimi bildirmiştim. Fakat yoğunluktan dolayı yeni röportaj için fırsat bulamıyordum. Nihayet bugün fırsat bulabildik.
Bu röportajımızda Angelabs‘tan Harun Pekşen ve Metin Kahraman ile oldukça keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajda aşağıdaki sorulara cevap bulabilirsiniz.
* Harun Pekşen ve Metin Kahraman kimdir?
* Angelabs niçin kuruldu?
* Open Ofis çalışma tarzının incelikleri nelerdir?
* Friend Feed ve Twitter fırtınasının arka planında neler var?
* Twshot nasıl ortaya çıktı?
* Twshot’ın 2000. girişini kim yaptı? Aldığı sürpriz hediye neydi?
* E-tohum buluşmalarında neler oluyor? Click to continue…
Burak Büyükdemir İle E-Tohum ve İnternet Girişimleri Üzerine Söyleşi
Blogu takip edenler bir süredir internet girişimleri üzerine yazdığımı biliyorlar. Takip etmeyenler için özellikle bu ve şu yazıyı öneriyorum. Açıkçası yazılar beklediğimden daha fazla ilgi gördü, güzel tepkiler aldı. Zira bu yaz sıcağında insanlara uzun yazılar okutabilmek pek kolay bir iş değil :)
İnternet ve girişim konusu son zamanlarda birçok kişinin ilgilendiği bir alan haline geldi. Fakat bu konuda Türkçe olarak çok fazla kaynak bulunmuyor. Bu alandaki eksikliği göz önüne alarak bir çalışma yapmak istedim. Tabii aklıma hemen Burak Büyükdemir geldi. Kendisi beni kırmayarak röportaj teklifimi kabul etti. Aslında bu röportaj bir video olacaktı. Ama henüz şartlar olgunlaşmadığı için :) sadece sesli bir röportaj olarak gerçekleştirdik.
Röportajda Burak Büyükdemir hem e-tohum projesini anlattı hem de Türkiye’deki internet girişimleri ve girişimcileri üzerine sorduğum sorulara yanıt verdi. Röportajda aşağıdaki sorulara cevap bulabileceksiniz. Click to continue…
Ben Sana Site Yapamazsın Demedim…
Hikâye malum. Adam vaktiyle oğluna “Senden adam olmaz ” diye sitemde bulunur. Zaman geçer oğul kaymakam olur. Oğul kaymakam olmuştur ama halkı zulmüyle inletmektedir. Bir gün “İşte bak …” diyerek gururla babasının karşısına dikilir. Yaşlı adam durumdan hoşnutsuzluğunu “Ben sana kaymakam olamazsın demedim, adam olamazsın dedim” diyerek belirtir ve oğluna gerekli cevabı verir.
Bugünlerde bazı web projelerinde de benzeri bir hava yaşanıyor. Bazı proje sahipleri “işte şahane bir site yaptık buyrun kullanın” diyorlar. Evet, projeyi gerçekleştirdiniz ama servisi kullanıcıya anlatamadınız. Eğer kullanıcının kafasında gereği gibi bir imaj oluşturabilseydiniz tabir-i caizse sizi kimse tutamayacaktı.
Bir süredir kullanıcıya siteyi anlatmanın önemine veya hedefi belirli bir proje oluşturmaya yönelik bir yazı yazmayı düşünüyorum. Farketing‘te Buzla hakkında okuduğum bu yazı süreci hızlandırdı. İlgili yazı da Can Turanlı Bey Buzla projesinin geldiği noktayı değerlendirirken “Buzla projesinde göz göre göre yaptığım ve kabul edilemez hata, projeyi benim bile basit olarak anlatamam.” diyerek çok önemli gördüğüm bir itirafta bulunuyordu. Buna katılamamak mümkün değil. Buzla projesini ilk başından beri takip ediyorum. Burada Buzla’nın Beta sürümü için yazdığım inceleme yazısının üzerinden neredeyse 1.5 yıl geçmiş. Fakat Buzla kesinlikle görmek istediğim yerde değil. Sebep Can Bey’in de dediği gibi kendini kullanıcıya basitçe anlatamamak. Veya olaya ters taraftan bakacak olursak kendini basitçe anlatattıracak bir proje oluşturamamak. Click to continue…




