Blog Yazarlarına Yazı Yazdırma Rehberi

Blogların Gücü AdınaDemedi demeyin 2009 blogların yılı olacak. Gölgelerin gücünü bile keşfedip blogların gücünü keşfedemeyen reklamcılarımız PR 2.0 yazılarının da etkisi ile yavaş yavaş bloglara yönelmeye başladılar. Her yeni şeyde bazı acemilikler yaşandığı gibi reklam kampanyalarının blog ayaklarında da bazı acemilikler yaşanıyor. Hazır yolun başındayken işin blog tarafında biri olarak bu konuda âcizane tavsiyelerden müteşekkil bir mini rehber yazalım dedik. Amacım kimseye işini öğretmek değil. Sadece birkaç tavsiye vermek.

1. Hey dostum burası özel mülk: Bu repliği Amerikan filmlerinden mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Elinde pompalı av tüfeği ile, en bas sesini kullanan pis sakallı ihtiyar “yabancı”ya böyle seslenir.  Üzerinde durmamız gereken en önemli şeylerden biri bu. Bloglar birçok kişi tarafından keyfe keder yayınlanan amatör (?) işi yayınlar olarak görülse de ciddiye alınması gereken yapılardır. Eh koca koca reklam ajanslarını fildişi kulelerinden çıkıp halkın arasında inmeye mecbur ettiklerine göre ciddiye alınmayı hak ediyorlar.

İşin özü blogları ciddiye alalım, her istediğimizi yayınlatabilecek bir pano gibi görmeyelim, sadece bugün değil her zaman ihtiyaç duyulabileceğimiz bir mecra olduğunu unutmayalım. Kampanyamızın blog ayağını ona göre planlayalım. Devamını Oku »

Boğaza Nazır Röportaj Keyfi

Donanım Haber Röportajı

Malum iki gündür Riatalks toplantılarında Bahçeşehir Üniversitesi’nin misafiri idik. Toplantıların arasında Süleyman Sönmez ile Volkan Görgülü‘nün Donanım Haber için hazırladığı bir röportajın konuğu olduk.

Volkan Görgülü bilindiği üzere Web Deneyimleri adlı video blogunda oldukça güzel işlere imza atıyor. Video pazarının büyüklerine, toplamacı anlayışına karşı önemli bir kişisel çıkış olarak kendisi görüyor ve destekliyorum. Bundan bir kaç hafta önce bloglar üzerine bir video çekme teklifi ile bana gelmişti. Yoğunluktan dolayı ancak önceki gün videoyu çekmek mümkün oldu. Ama iyi ki böyle olmuş. Bu sayede boğaza nazır, güzel bir atmosferde seyredilebilir bir video çekmiş olduk. Devamını Oku »

Hasan Yalçınkaya ile Bloglar Üzerine Mini Röportaj

Hasan YalçınkayaMeraklılarının bileceği gibi bloglar üzerine bir çalışma yapıyordum. Bu çalışma kapsamında memleketin eski blog yazarları ile konuşmak istedim. Aklıma Pilli‘den Hasan Yalçınkaya ile röportaj yapmak geldi. Aslında röportaj çok önceden yayınlanacaktı ama bazı aksaklıklar yüzünden ancak bugün kısmet oldu. (Açık konuşmak gerekirse biraz o salladı, biraz ben salladım :) Hasan Yalçınkaya’ya röportaj teklifimi kabul etme nezaketini gösterdiği için teşekkür ediyorum. Koyu yazılmış satırlar benim repliklerimdir. Şunu da hatırlatmam lazım. Röportajda bahsi geçen birçok site artık yayında olmadığından link verilmemiştir.

Fotoğraf: Burak Büyükdemir
Devamını Oku »

Blog Yazılarına Daha Fazla Yorum Almanın Yolları

YorumBugünlerde birçok platformda blog yazarlarının yazdıkları yazılara yeterince yorum gelmemesinden dolayı yakındıklarını okuyorum. Şahsen aman okuyucu benim yazıma daha fazla yorum yapsın, her yazı bir sürü yorum alsın gibi bir düşüncem yok. Tabii sahne sanatçılarının alkışlardan duyduğu hazzı blog yazarları da yazılara gelen yorumlardan duyuyorlar. Yazdıklarının kamuoyunda yankı bulması blog yazarını memnun ediyor, boşa çaba göstermedikleri hissini veriyor.

Bu yazıda önce Türk blog camiasında yazıların neden az yorum aldığından ve daha fazla yorum alabilmek için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim. Devamını Oku »

Mikro-PC Röportajı

Mikro-PC ile güzel bir röportaj yaptık. Eğitimden bloga birçok konuya değindiğimiz röportajı buradan okuyabilirsiniz.

Bir Blog Kapanmış Diyeler, Üç Günden Sonra Duyalar

Bir kaç gündür taşınma telaşından gündemden uzak kaldım. Sevdiğim ve takip ettiğim bloglardan Blogcu Blogu 6 Haziran itibariyle kepenk indirmiş. Hem de öyle böyle değil blog tümden yayından kaldırılmış. Yine eş zamanlı olarak benim pek ilgi alanıma girmeyen fakat pek bir takipçisi olduğunu düşündüğüm futbol blogu Aceto Balsemico da kapanmış sonra yoğun istek üzerine tekrar açılmış.

Son bir senelik dilim blog âlemi için ciddi bir yaprak dökümü sezonu oldu. Takip edilen bloglar çeşitli sebeplerle birer birer kapanıyor. Arşivi biraz kurcaladığımda gördüm ki yazılarını okumaktan zevk aldığım ve kapandığına üzüldüğüm blogların sayısı bir elin parmaklarını çoktan geçip ikinci elin parmaklarını da yarıladı.

Nedense artık gidenin arkasından yazı yazma âdeti de ortadan kalkmış gibi gözüküyor. Yunus Emre’nin müthiş şiirine nazire ile attığım başlık sanki biraz gerçeği yansıtıyor gibi. Madem bu yazıyı bir üstad ile açtık başka bir üstad ile de kapatalım. Ne diyor üstad Yahya Kemal:

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Meraklısına Not: İstanbul’a taşınma arifesinde olduğumdan yaklaşık bir hafta süreyle bu satırların yazarına ulaşmak biraz zor olabilir. Bilginize…

Selcukhoca.com Sürüm 2.0 yayında

Buradaki yazımda blogta yapısal bir değişiklik olacağından bahsetmiştim. Nihayet bir haftalık yoğun bir çalışmanın ardından blogu yenileyebildim. Selcukhoca.com yayın hayatına artık kişisel bir blog olarak değil bilgisayar ve internet dünyasıyla ilgili konuların işleneceği bir bilişim blogu olarak devam edecek. Konuyu soru cevap şeklinde bir yazı ile açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Neden böyle bir değişikliğe gerek duyuldu?

Kişisel kategorisinde blog yazmanın artık bana çok fazla cazip gelmediğini söyleyerek başlayayım. Üç senelik blog macerasından sonra bazı şeyleri yazarken eskisi gibi zevk almadığımı hissettim. Bununla birlikte geçen zaman içinde yazdığım yazılarda zamanla bilişim kategorisi ön plana çıkmaya başladı. Blogu takip eden okuyucuların çoğu bilişim yazıları ile daha çok ilgilendiler. Dolayısıyla bu kararı vermede üç senelik muhasebenin payı büyük.

Bir diğer önemli etken de bir blog kategorisi olarak “kişisel” ifadesinin benim için artık bir belirsizliği  ifade etmeye başlaması oldu. Halbuki blog dünyası ile ilgili yazdığım yazılarda blogların belirli bir konuya odaklı olarak oluşturulması gerektiğinden bahsediyor ve bunu tavsiye ediyordum. Hem bunu tavsiye edip hem uygulamamak benim için epey önemli bir çelişkiydi. Blogu belirli bir konuya endeksleyerek bu çelişkiden kurtulmuş olmayı ümit ediyorum. Devamını Oku »