Eleştiriye Tahammülsüzlük ve Teknosa’nın Fedaileri

Birkaç ay önce Teknosa ile ilgili bir yazı yazdım. Yazıda kendi başımdan geçen gerçek bir satın alma macerasını anlattım. Bakınız altını da çizdim “gerçek” bir olay. Yani yazdığım şeyi kafamdan uydurmadım, sallamadım. Söz konusu firma ile ilgili herhangi bir sorunum da yok. Zaten ilgili olaydan sonra istemesem de o firmadan alışveriş de yaptım. Yani kasıtlı olarak yazılmış bir yazı da değil.

Yazıyı yazdıktan sonra bir süre yazı sitemdeki diğer yazılar gibi normal şekilde olumlu/olumsuz yorumlar alan, okunan bir yazı oldu. Google’da “Teknosa” aramasında yazı birinci sayfada çıkmaya başlayınca yazının gidişatı birden bire değişti. Daha önceden yazıya gelen yorumlar olumluluk /olumsuzluk açısından dengedeydi. Birden Teknosa’yı çok fazla öven, benim yazımı ve fikirlerimi yerin dibine batıran yorumlar gelmeye başladı. Sanki gizli bir el düğmeye basıp “tez şol sitedeki yazıya yorumlar yapıla, blog yazarı canından bezdirile” diye emirler yağdırmaya başladı. Objektif olmak açısından eğer argo, kaba ifadeler içermiyorsa, spam kastı yoksa gelen yorumların hepsini yayınlandım.

Peki bu yazı konusunda seferberlik ilan eden kim? Muhtemelen Teknosa ve yönetimi ile alakası olmayan bir hadise. Kraldan çok kralcı olmaya hevesli bir takım heyecanlı arkadaşlar. Bu yazıyla kendilerine cevap vermek istiyorum…

1. Herhangi bir firma, ürün veya hizmet hakkında olumlu veya olumsuz yargılarınız olabilir. Bunları açık yüreklilikle dile getirmek de isteyebilirsiniz. Son derece normal. Fakat bu size olumlu yargılara sahip olduklarınız hakkında olumsuz yargılara sahip olan insanları yalan söylemekle itham etme hakkını vermez. Hele hele karşı tarafa saçmalıyorsun, 5000 kişinin ekmeğiyle oynuyorsun gibi ifadelerle hücum etmeniz oldukça nezaketsiz bir yaklaşımdır.

2. Bir firmanın sahiplerinin Türk olması, mamüllerinin Türk malı olması, Türk Milli Takımı’na sponsor olması onu eleştirmemize engel değildir. Tabii ki Türk malı alımı ve satımı desteklenmelidir. Ama göz göre göre de kötü olan bir Türk malını veya hizmeti desteklememizi de kimse beklemesin.

3. Bir kişiye veya bir firmaya dönük her eleştiriyi o firmayı kötülemek, firmanın ticari itibarına kara çalmak amaçlı yazılmış olarak görmek eleştiriye karşı tahammülsüzlüğü gösterir. Meşhur sözdür ki “Dost acı söyler.” Kalite yönetimi anlayışı bulunan bütün ciddi firmalar eleştiriyi altın değerinde bilir. Eleştiriye bakarak varsa hatalarını düzeltir eleştiri yapana teşekkür ederler.

4. Herhangi bir firmanın değerini ve hatalarını o firmanın içindeyken görmek biraz zor olabilir. Şair demiş ki “Ol mahiler derya içredir deryayı bilmezler. ” (O balıklar ki denizin içindeyken denizi bilmezler) Dolayısıyla dışarıdan size ayna tutan insanları düşman olarak görmekten vazgeçin. Evet sizin Teknosa’yı savunmanıza sonsuz saygım var. Ben de Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir çalışanı olarak bakanlığın “harika”, “kusursuz”, “elinden gelenin en iyisini yapan” bir kurum olduğunu düşünüyorum. Ama bunları söyleyince pek beni dinleyen kimse olmuyor :)

5. Herhangi bir ürün satın almak için mağazanıza gelen bir müşteriyi -ki kendisi halk arasında velinimet olarak bilinir- bilgisiz davranışlarından dolayı ağza alınmayacak sıfatlarla anmak ticaret ahlakının tam özümsenmediğinin belirtisidir. Zaten mesele ürünü tanıyan, nazik müşteriye mal satmak değil ukalalık yapan müşteriyi dize getirip ona satış yapabilmektir. Yoksa pazarcı esnafının benim gibi zerzevatın nefasetinden ve kalitesinden bihaber her müşteriyi sopayla kovalaması icab ederdi :)

6. Yine mağazanıza gelen veya ürünleri, hizmeti eleştiren bir kişiyi “beğenmiyorsan git başkasından al da gününü gör” diye kovalamak size çok şey kaybettirir.

Sonuç

Her firma veya firma çalışanı işinin mahiyeti ve zorluğu ne olursa olsun yapılan eleştirilere olgunluk ile bakabilmelidir. Her eleştiri bizim daha iyiye gitmemiz için yapılmış önemli bir katkıdır.

Alınganlık Notu: İş bu yazı söz konusu firma veya çalışanları hakkında olmayıp ilgili yazıdaki yorumlara cevap niteliğindedir. Eğer sözlerimizle kırdığımız birileri varsa özür diler, helallik talep ederiz…

11 Yorum

  1. Google’da üstlerde çıkması ve sitenin ciddi olması inanabilirliği katlamış gibi gösteriyor. İnsan okurken kim bunlar demeden edemiyor.

  2. selim :

    @erdal

    acaba bu yüzden mi selcukhoca’nın pr’sini pr6′dan pr4′e düşürdü google?

  3. @selim Pr ile bu yazı arasındaki bağlantıyı çözemedim doğrusu :)

  4. selim :

    usta ben hep pr’li siteleri yukarılarda gördüm bu yüzden böyle dedim bu büyük bir avantaj biliyorsun :)

  5. Hocam merakla önceki yazmış olduğun yazıyı ve yorumları okudum ardından bu yazını okuyup olayı kavramaya çalıştım sonuç olarak senin ilk ve şu an yazmış olduğun yazı da kötüleme değil eleştiri var ama arkadaşlar bunu anlayamamışlar kendi blogumda bir yazı yazmıştım eleştiri ile ilgili orada da dediğim gibi müsadenle o yazıyıdan bir bölümü yorumuma eklemek istiyorum

    Konu nereden nereye geldi ama asıl olan da buydu, hayatta daima eleştiriler ile karşı karşıya kalabiliriz ve eleştirilerden kaçmak bizi sadece diyalog kopukluklarına ve sorunlara çözüm bulma, hatalarımızın farkına varma konusunda bir yanımızın eksik kalmasına neden olur. Eleştirmek ve eleştirilmek ise daima güzeldir… İyi yada kötü yazdıklarınızın, konuştuklarınızın dikkate alındığını bilmenizde ve hatalarınızı düzeltmenizde size katkı sağlayacaktır.

    umarım arkadaşlar eleştiri yapanlara saldırmak yerine ders çıkarmak gerektiğini bir gün anlarlar

  6. objektif58 :

    arkadasım öncelikle basına böle bi olay gelmiş yasanmaması isterdim ama yasamıssın gecmiş olsun bak hem o işlemi yapan elemanın hemde senin sucun var yanlıs anlama öncelikle karar vermişsin cok ii gittiğnde söle bir ifadede bulunabilirdin sizde yoksa baska mağazanızda varsa oraya gidiyim veya siz getirin aslında bunu size satıs danısmanı arkadasında demesi lazımdı ama sizde hakverinki her işin bir zorluğu var oda aksama kadar o kadar cok kişiyle uğrasıyorlarki bazen unutubilirler bir öğretmenin bu durumdan dah ii anlaması lazım bakın bir teknosa mağazasında basıma gelen olayı paylasayım beyfendinin birisine yazıcı vermişler yazıcıyı kuramamıs görevler iyazıcıyı kurmak değillken kurdular gösterdiler ama o beyfendi illa bu bozuk değiştiricem diye tuttturdu şimdi onunla ilgilenen elamanın psikolojisini düsünebilirmisiniz sizede gecmiş olsun

  7. diğer yazınızı okuduğumda pek de şaşırmamıştım çünkü gerek forumlar olsun gerek arkadaş çevresinde buna benzer olayları daha önce de duydum. ama ucu büyük kurumlara dokunan bu tip yazılarda aşırı tepkiler gelebiliyor. ben sizin samimiyetinize inanıyorum kaldı ki zaten yazdığınız yazıda herhangi bir karalama da yok.

  8. Teknosadan alışveriş yapıp fıtık olmaktansa teknolojiden mahrum kalıp daha ilkel bir yaşamı yeğlerim…

  9. Hakan Ulaş :

    Teknosa’dan aldığım MP3 çalar garanti süresinin bitmesine 1,5 ay kala bozuldu.
    Aldığım (İzmir cad./Ankara) mağazaya gittim. Satın aldığım tarihi istediler. Net olarak hatırlayamadım. İki- üç haftalık bir zaman dilimi verdim, bakamayacaklarını, tam tarihi veya fatura o da yoksa bankadan hesapözeti istediler. Faturayı bulamadım, bankadan hesap özeti talebinde bulundum. İki günde geldi. Durumu Taknosa’nın asist/ yardım merkezine bildirdim. Gayet kibar bir şekilde ilgileneceklerini söylediler. Ses yok. Defalarca aradım. En sonunda bana: “siz bu tarihte alışveriş yapmamışsınız”, dediler, bende:-O zaman bunu yazı ile bildirin ben de bankadan bu parayı geri alayım, dedim. Bunu yapamayacaklarmış, Ekstreleri birde fax olarak göndermemi, istediler. Gönderdim gene ses yok. En sonunda GARANTİ süresi bitti. Her şeyi bir çırpıda buluverdiler. Garanti ne olacak, “Üzgünüz bir şey yapamayız..” dediler. Meğer garanti süresini doldurmaya çalışıyorlarmış. Ben de bu 109 YTL lik bir mal için bu kadar küçülmeyin, size bunu hediye edeyim, dedim.
    Bu arada mağazadaki personelin ve asist merkezindeki konuştuğum kişilerin ukala ve terbiyesiz konuşmalarından bahsetmiyorum bile.

    Cretive C-100 MP3 çalar’ı Teknosa yönetim kurulu Başkanına hediye ediyorum.
    (Tüm arkadaşlarımı Teknosa’dan alışveriş yapmamaları konusunda uyarıyorum)

  10. metin :

    arkadaşlar bu saydıklarınızın doğruluk payı var tabikide ama 5 parmağın hepsine bir değil dimi aslında şöyle özetlemek istiyorum bende 2 sene casper da teknik servis sorumlusu olarak ve satış elemanı bölümünde görev aldım daha önce de 1 sene kariyerde çalıştım az para alıyordum bu çalıştığım yerlerden 400 felan sigorta da yoq tabi o yüsden teknosaya girmek istiyorum en azında 500 ytl maaş +ssk ama bu dedikleriniz okuduktan sonra sizi daha iyi anlıyorum bakalım başvuru yaptım ama ben casperda çalışırken bile müşteriyle arkadaş gibiydim özellikle beni çağırırlardı müşteriler casper alacağına sana veririz parayı diyorlardı bende onlara anlatıyordum herşeyi açıkca böle ürün kullandıklarını pahalı olduğunu gerisi onlara kalmış o yüsden burayada girersem doğruları sölemekten çekinmem inş. girerim sırf para için zaten bakalım kısmet herkese saygı duyuyorum;)

  11. haydar :

    ya çok haklı olabilirsin ama bir kişinin yaptığı bişeyi bütün bi kuruma mal etmekde etik bi olay değil. müşterilerle uğraşmak bir zaman sonra gerçekten zor bir hal alıyor. ama sonucta işimiz elimizden geleni yapmak zorundayız. şikayetlerden alınmıyoruz ama şikayetlerin ulaşılıcak yerlere yapılması daha makbul gecer bence. mesela cağrı merkezlerine veyahutta müşteri merkezlerine. insanlar bozulan ürünlerini yurtdısından defalarca getirttiklerini biliyorum. hiç teknosadan alışveriş yapıpda aldığı ürünün değdiğini görmediniz mi? Yoksa aranızda tek şanslı ben miyim:)

Yorum Yazın

Epostanız yayınlanmaz. * işaretli alanları doldurunuz.

*
*