19. Uluslararası İzmir Festivali, geçtiğimiz perşembe günü Gheorghe Zamfir ve Madrigal Devlet Oda Korosu’nun Efes Antik Tiyatro’da verdikleri unutulmaz konserle başladı. Daha önceki yazımda belirttiğim gibi, ben de Universiade eğitimleri kapsamında konserde görevli olarak bulundum. Gerçekten hem Gheorghe Zamfir hem de Madrigal Devlet Oda Korosu muhteşem bir performans sergilediler.
Konseri Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ve eşi Şadiye Koç, Romanya Kültür ve Din İşleri Bakanı Monica Octavia Musca, Fener Rum Patriği Bartholomeos, İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da izledi. Konser, düzenleyici kurum olan İKSEV‘in başkanı Filiz Sarper Eczacıbaşı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ve yabancı temsilciler de birer konuşma yaptılar. Konuşmaların tercüme edilmiş şekilleri sinevizyon aracılığı ile izleyicilere aktarıldı.
Açılış konuşmalarından sonra ilk önce sahneye pan flütün dünyadaki en önemli ustalarından Gheorghe Zamfir çıktı. Kendisine piyanoda -en az onun kadar yetenekli olduğunu gözlemlediğim- Maier Verona hanımefendi eşlik ettiler. Gerek konserin verildiği ortamın buram buram tarih kokması, gerekse Gheorghe Zamfir’in eşsiz yorumu akıllara ister istemez pan flütün Yunan Mitolojisi’ndeki çıkış noktasını getirdi. Herhalde nefesli çalgılar bütün müzik enstürmanları içinde insanı en çok etkileyen, en çok içine işleyen enstürmanlardır. Bizim kültürümüzde de Mevlana’yla yükselen bir ney sesi yok mu ? Zamfir’i dinlerken aklıma bir de büyük klarnet üstadı Mustafa Kandıralı geldi. TRT zamanlarında dinlediğimiz Mustafa Kandıralı icraları hakikaten müthişti…
Gheorghe Zamfir’den sonra sahneyi Madrigal Devlet Oda Korosu aldı. Şef Marin Constantin ilerleyen yaşına rağmen koroyu oldukça iyi yönetti ve izleyenlerden büyük alkış aldı. Koronun kıyafetleri de konserin ayrı bir güzelliğiydi. Koronun kanon şeklinde seslendirdiği eserlerde açıkçası koro elemanlarının uyumuna ve yeteneklerine hayran kaldım.
Konserin ikinci bölümünde Gheorghe Zamfir tekrar sahnedeydi. Zamfir’in performansında dikkati çeken bir diğer durumda enstürmanla bir olup adeta taransa geçmişçesine yaşadığı kusursuz motivasyondu. Kendisine piyano da eşlik eden Maier Verona bile, zaman zaman bakışlarını piyanonun üzerindeki notaların yazdığı kağıttan alarak, sadece Zamfir’e odaklanıp eseri sürdürebiliyordu. Hatta konserin bir noktasında Zamfir’in kendinden geçip, zıplayarak eseri icra etmesi bende büyük bir heyecan uyandırdı.
Daha sonra sahneye tekrar Madrigal Devlet Oda Korosu çıktı. Bu bölümde koronun yetenekli elemanlarından oldukça iyi sololar dinleme imkanı bulduk. Konser sonunda koro ve Gheorghe Zamfir beraber türk orjinli bir eser seslendirerek dinleyenlere büyük bir jest yaptılar.
Konserin bitiminde Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, sanatçıları tebrik etmek için sahneye geldi. Elele tutuşarak müziğin evrenselliğini ve birleştiriciliğini kanıtlayan çok güzel bir resim verdiler.
Konser öncesi provada ve konserde çektiğim resimleri görmek için Flickr sayfasına, bakabilirsiniz.











