Default Bağımlılığı

24 Mayıs 2007  |  Kategori: Bilişim Kültürü

kizgin-kiz.jpgHer gün birçok bilgisayar programı kullanıyoruz. Üye olduğumuz birçok internet sitesine uğramadan edemiyoruz. Yıllarca evvel bir delinin ortaya attığı “sistemleri kişiselleştirilebilir yap, daha çok beğenileceksin” ilkesi mucibince bu kullandığımız programların veya bağımlısı olduğumuz sitelerin çoğunda yığınla kişiselleştirme opsiyonları var.

Ve zannımca milletçe biz bu kişiselleştirme olaylarının hastasıyız. Allah aşkına şu Msn illetine bizim kadar takla attıran, yan yatırıp çamura batıran var mıdır? Yok tema paketleri, yok smiley paketleri, envai çeşit görüntü resmi şaklabanlıkları, yazdığınızı okunmaz, meramınızı anlaşılmaz kılmakta bire bir ne kadar zevzeklik varsa hepsinin hastasıyız. Sadece Msn ile de bitmiyor ki çoğumuzun işletim sistemi bin bir çeşit görsel modifiye ile dolu. En ufak bir program olsa hemen skin desteği var mı, renkleri değişiyor mu, şurasına şunu yazabiliyor muyuz diye geçiriyoruz içimizden.

Efendim bunların hepsine birden bünye olarak karşıyım. Ben ki mercimek çorbasına limon katılmasına hayret eden biçare bir âdemim. Bu anlamda tam bir default bağımlısıyım. Sevmem efendim . Girdiğim sitenin ayrı bir renkte açılması beni kuşkulandırır, huzursuzlanırım. “Less is more” (Az çoktan çoktur - Öff çeviriye bak) tam benim için yazılmış bir sözdür. Altan Erkekli’nin Bana Bir Şeyhler Oluyor’da dediği gibi “Evet klasik bir modelim.” Kullandığım programlarda ille de beni özelleştir diyen olursa ilişkimi tez vakitte keserim. Sürpriz sevmem. Çünkü sürpriz genelde kötüdür. Ve evdeki hesabın şaşmasından başka hiç bir işe yaramaz.

Sanırım benim gibi insanlar da vardır. Onun için bilgisayar programı yazan, internet sitesi tasarlayan, internet hizmeti üreten tasarımcıların, programcıların bunu dikkate alması gerekiyor. Değişikliğe gerek duymayacak sistemler üretin ve değiştirmeyin. Hiç bir şeyi kişiselleştirmek istemiyorum haberiniz olsun!

Dip Not: Default nedir ey hoca! Bir de Türkçe öğretmeni olacaksın deyu “çık çık” yapan değerli ziyaretçilerden bu yazı için af dilemekteyim. Ayrıca yukarıdaki -bence sevimli- kızgın kız resminin Google Grafik Aramada “default” kelimesini aratınca çıkması kesinlikle tesadüf değildir. Benim gibi defaultçuların haklı tepkisini dile getirmektedir.

Mühim Not:  Yukarıdaki resmi blogumda yayınlamama izin veren Michael Bey‘e buradan teşekkür ediyorum.



Bu yazıya 2 yorum yapılmış

  1. Kenan Balamir  |  25 Mayıs 2007 @ 14:06 #

    (: [Kırmızı] mercimek çorbasına limon katma olayı dışındaki düşüncelerinize, tamamen katılıyorum. Mercimek çorbasının üzerine, limon dışında biraz da “isot” katmak, ayrı bir tat verecektir.

    Saygılarımla

    Kenan Balamir - Gravatar
  2. Volkan Karakuş  |  11 Haziran 2007 @ 00:51 #

    Mercimek çorbasına limon katıyorum ancak Windowsu ve MSN’mi bahsettiğiniz kişiler gibi hiç salata yapmıyorum :)

    Yahu benim düşüncelerime paralel insanları özellikle nette görmek çok hoş. Anlamam hocam hiçbir zaman, programlara onca renk giydirenleri, Windows İşletim Sistemi’ni tanınmayacak hale getirenleri, Mozilla’ya desen desen kıyafet giydirenleri.

    Ben sizin tabiriniz dışında “default” bir insanım. Herşeyim default benim. Bu arada hocam Default kelimesinin Türkçe karşılığını ben çok düşündüm ancak içinden çıkamadım. Sizin tavsiyelerinize uyacağım.

    En güzel günler sizin olsun.

    Volkan Karakuş - Gravatar

Yorum yapın

XHTML: Bu kodlar kullanılabilir: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>