Boogeyman / Karabasan
Boogeyman 13 Mayıs’ta gösterime giren bir korku filmi. Kısaca bir adamın çocukluğundan kalma kötü hatıraların ve korkunç olayların etkisiyle, uzun seneler sonra çocukluğunun yatak odasına dönüp korkularıyla yüzleşmesini anlatan bir film.
Bu kısa özetten de anlaşılacağı üzre film korku sinemasındaki “çocuklukta yaşanan korkulara geri dönme” klişesini barındırıyor. Aslında bu klişe izleyenlerin her birinin kendi özel dünyalarına hitap edebilecek ve gerçekten bir “geri çağırma” yaptırabilecek bir çerçeveyi çiziyor. Tabi bunu hakkıyla başarabilmek için yani seyirciyi sadece sinema salonunda değil filmin devamında da “korkutabilmek” için yüklenilecek psikolojik açıkları iyi bilmek ve bunu sinemasal açıdan iyi ifade edebilmek gerekir. Korku türünde başarılı olmuş filmlere baktığımızda her birinin insanlığın genelinde -farklı şekillerde de- olsa bulunan bu psikolojik zaaflardan ustaca yararlandığını görürürüz. Başarısız örnekler ise bu psikolojik yüklenmelerin ancak kenarında gezinerek işi daha ziyade efekt ve şaşırtmaca ve makyaja havale ederler.
İşte Boogeyman da malesef bu hataya düşerek türün kötüleri arasında yerini alıyor. Öncelikle filmde aşırı şekilde “korku klişeleri” kullanılmış. Hatta bu tekniklerin hepsini bir ders kapsamında anlatmak isteyen bir öğrencinin çektiği kolaj bir yapımı andırıyor. Çok iyi bir alt teması olmasına rağmen (bilinmeyenden korkma) bunu kullanamıyor. Üstüne üstlük bunun ne olduğunu izleyicinin hayal gücüne bırakması gerekirken gereksiz ve başarısız bir şekilde hayal meyal, ne idüğü belirsiz bir yaratık gösteriyor bize. Yönetmenin bu hareketi malesef seyircinin gerçekle bağdaştırma çabasını da kökünden bitiriyor. Halbuki bir korku filmi, film sonunda seyircinin aklında güçlü bir “acaba” yaratabildiği ölçüde kıymetlidir.
Açıkçası film sadece türün meraklılarına ve boş vakti olanlara tavsiye edilebilir. Film özelinde dikkatimi çeken bir diğer hususta Amerikan seyircisi ile Türk seyircisi arasındaki değerlendirme farkı. İmdb‘de filmin şu anki notu on üzerinden 4.1 iken, Beyazperde‘de filmin notu on üzerinden 7.2 . Her ne kadar sonuçlar speküle edilmiş olsa bile aradaki farkın nerdeyse iki kat olması da açıkçası manidar. Bence filmin İmdb ortalaması gerçeği yansıtıyor. Aslında burdan hareketle, bu ayrıma dair bir yazı yazmak lazım. Bir daha ki sefere inşallah…




Adsız | 17 Temmuz 2006 @ 10:07 #
bu film dehşet bişi olmuşş aynı benim hayatım kim yzamışsa tebrikler.diyodum benim haytımdan ii film olur die inanmamaışlardı alın işte:)) karabasanları çok severim kendileri dostum olurum 2 senelik bi ilişkimiz vardı :)) her neyse çok güzel olmuş bu filmi tuttum.
Baran Akkuş | 14 Mart 2007 @ 21:43 #
Hocam. Evet insan çocukluk günlerini unutması çok zor. Bunlarla mücadele edebilmeyi öğrenebilirse iyi olur.
ayca | 12 Mart 2008 @ 18:45 #
bence bu film süper ötesi yani hiç izlememiş olan biri bile resmi görünce izlemek ister.ama ben çok korku filmi izlediğim
için bana gör çizgi film gibi :)
xenomorph | 13 Mayıs 2008 @ 23:13 #
tek kayda değer olan yönü görüntü yönetmenin güzel kareleri. onun dışında hikaye boş