Yaşıtları birçok işe yaramaz işle uğraşırken Mersin Fen Lisesi’nden İsmail, oturmuş bir blog alt yapısı yazmış. Pek te güzel olmuş. İB-log sayfasına bir göz atın, eksikleri İsmail’e yazın :)

Basit ama hedefi onikiden vuran sitelere bayılıyorum. Önder Eren’den Webiki.tv, Selim Şumlu’dan Özzet.com haftanın yıldızları. Tam rss okuyucunuzun ağzına layık :)

Bugün rss listeme iki güzel blog daha eklendi. Selçuk Hoca kendini izleten videoları ile Web Deneyimleri ‘ni kendini okutan yazıları ile Vebiki‘yi tavsiye eder.

Türkiye’de internet kullanımı birçok tahmini boşa çıkartacak biçimde büyük bir hızla artıyor. Önceki yıllarda internetle alakalı bir çok istatistikte ancak “diğer” kategorisinde kendisine yer bulan Türk kullanıcılar şimdilerde global internet markaları ile alakalı istatistiklerde bile ilk 10′da yer alabiliyorlar. Bu hızlı artış doğal olarak internet üzerinden işleyen pazarların genişlemesine sebep oluyor. Bu pazarlardan biri de online (çevrimiçi) yemek siparişi pazarı.

İnternetten yemek siparişi verme aslında hali hazırda günlük yaşantımızın bir parçası olan paket servisin akılcı bir şekilde internet ile harmanlanmasından oluşuyor. İnternetten yemek siparişi vermek telefonla sipariş vermeye göre oldukça avantajlı. Yüzlerce restoranın telefon numarasını yerine bir sitenin adresini aklınızda tutmanız yeterli. Bununla birlikte internetten restoranların güncel menü bilgisine, fiyatlarına, ödeme biçimlerine, servis noktalarına kadar birçok bilgiye kolayca ulaşabiliyor, kıyaslama, daha iyi seçimler yapma fırsatını buluyorsunuz. Devamını Oku ->

Yavuz‘un Çin macerası devam ediyor. Çin hakkında herşey için www.cingunlugu.com

Barsak.orgOrtalama bir sinema seyircisi olarak şu güne kadar yüzlerce film seyrettim. Fakat bunlardan bazıları aklımda yer etti daha doğrusu ruhuma işledi. Bu ruha işleyen filmlerden biri de Lorenzo’nun Yağı / Lorenzo’s Oil. Filmi seyredenler muhakkak konuyu hatırlayacaklardır. Zira bu filmi seyredip de unutmak epey zor. İzlemeyenler için kısaca filmin konusu şöyle: Lorenzo tıbbın henüz çare bulamadığı amansız bir hastalığa yakalanmış bir çocuktur. Lorenzo’nun anne ve babası çocuklarının gözleri önünde eriyip gitmesine razı olmazlar. Ve hastalıklarına kendileri çözüm ararlar. Bu amaçla biyoloji kitaplarını, tıp kitaplarını araştırırlar. Nihayet gösterdikleri insanüstü çabayla bir çeşit ilaç yapmayı başarırlar. Çocukları az da olsa iyileşir.

Film Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü’ne taş çıkaracak kadar büyük bir drama şaheseridir. En katı kalpli insanları dahi gözyaşlarıyla tanıştırmıştır. Filmde amansız hastalığın yanı sıra anne ve babanın gösterdiği müthiş çabanın yansıtılması da ayrıca takdire şayan. Film aynı zamanda henüz çaresi bulunamayan hastalıklara duçar olmuş insanların bir araya gelmesi ile ilgili ufuk açıcı mesajlarda vermekte.

Bu filmi mazinin tozlu raflarından çıkartıp bugün bu yazıya konuk eden şey ise geçtiğimiz günlerde aldığım bir e-posta. Söz konusu e-posta Barsak.org sitesi editörü Selim Türkoğlu Bey’den gelmişti. Benden projelerine destek olmalarını rica ettiler. Ben de yaptıkları işi ve kapsamını inceledikten sonra sitemde yazı yazarak onlara destek olmaya karar verdim. Devamını Oku ->

Sayfa 1 / 212»