Nis
25

12. İzmir Kitap Fuarı’ndan İzlenimler 2

Konferanslar

Not: Bu yazının birinci kısmını buradan okuyabilirsiniz.

Fuarda sadece dört gün geçirebildiğimden dolayı katıldığım seminerler konusunda seçici davranmak zorunda kaldım. İlk olarak Mustafa Armağan’ın “Yakın Tarihin Unutulan Gerçekleri” başlıklı konferansına katıldım. Mustafa Armağan gerek yazılarıyla, gerek kitaplarıyla eskiden beri tarih konusunda uzman bildiğimiz bir araştırmacı. Resmi tarih tezlerine doğru bir şekilde direnmesi ve bu işin en önemli aracının ideolojik takıntılar değil de araştırmacı ruh olduğunu kavramış bir araştırmacı. Devamını Oku »

Nis
25

12. İzmir Kitap Fuarı’ndan İzlenimler 1

12. İzmir Kitap Fuarı Afişi

İzmir Kitap Fuarı kişisel tarihimin en büyük entellektüel aktivitelerinden biridir. Dile kolay 1998’den beri bir iki sene mecburi fire dışında sıkı takipçisiyiz fuarın. Bu sene de “İzmir demek, kitap okumak demek” sloganıyla 12. düzenlenen fuara 23 Nisan münasebetiyle katılma fırsatı buldum.

Fuarın resmi internet sitesine bakarsak bu sene katılımcıların sayısı artmış. Evet, sayının arttığı doğru ama bu sayı artışı yayınevi artışı anlamına gelmiyor. “Katılımcı” arttı yani pazarlamacılar arttı. Hâlbuki fuarı düzenleyen kuruluşların yayınevlerin katılımını sağlamak noktasında daha gayretli olması lazım. Konuşma fırsatı bulduğum birkaç stand çalışanına göre bu sene biraz da 23 Nisan’ın etkisiyle satışlar ve talep geçen seneye göre artmış durumda. Tabii yıllar geçtikçe fuar kendi geleneğini de oturtuyor. Belki İstanbul fuarının yerini asla tutamayacak ama en azından Ankara ve Bursa fuarlarına rakip olabilmeli diye düşünüyorum. Devamını Oku »

Mar
02

Performans - Kısa Hikayeler çıktı okudunuz mu?

Performans Kısa Hikayeler KapakGeçen dönem türkçe dersi performans ödevleri için öğrencilerimin yazdığı kısa hikayeleri derleyerek bir mini kitap çıkardık. Buradan kitabı bilgisayarınıza pdf formatında indirebilirsiniz. Kitap için yazdığım önsözü de buraya aktarıyorum.

Türk kültüründe hikâyenin önemli bir yeri vardır.  Sözlü kültürün ilk dönemlerinden günümüze kadar değişen formlarda hikâye hep anlatılmış, yazılmış ve okunmuştur. Gün gelmiş Dede Korkut’un kopuzunda bir Deli Dumrul olmuş, gün gelmiş aşığın sazında “Kerem İle Aslı” olmuş, gün gelmiş halkın ağzında bir “Koç Yiğit Köroğlu” olmuştur. Devamını Oku »

Tem
20

İnsanın Evi Gibisi Yok !

Kategori Günlük, Kitap | Etiket: , , ,

1984-1990 yılları arasında tedavülde bulunmuş olan tırtıllı 50 liraNihayet tatili bitirip İzmir’e dönebildim. Hakikaten insanın evi gibisi yokmuş. Kendi bilgisayarım haricindeki bilgisayarları kullanmayı sevmediğimden dolayı tatil günleri içerisinde bir kez yazabildim. Fakat bugünden itibaren sıcağa aldırmayıp bunun acısını çıkartmaya çalışacağım. Gözlerim sabahtan beri blog okumaktan yorulsa dahi bugün uzun bir yazı yazmaya kararlıyım.

Tatile giderken kesinlikle unutulmaması gereken iki şey olduğunu bu sefer daha iyi kavradım. Bunlardan birincisi güneş yağı/kremi diğeri de kitap… İkisinin unutulması da ufak çaplı bir krize sebep oluyor. Hadi güneş yağı/kremi de bir yere kadar fakat kitapsız olmuyor. Ben bu hatayı işlediğimden dolayı bu tatilde eşten dostan bulduğum kitaplarla yetinmek zorunda kaldım. Gerçi bir açıdan da iyi oldu. Epey uzun süredir okumamak için burun kıvırdığım Savaşçı’yı (Doğan Cüceloğlu) okuma fırsatı buldum. Açıkçası artık kişisel gelişim-psikoloji kitaplarının gediklisi olduğumdan ve dahi Doğan Cüceloğlu’nu tanıdığımdan dolayı kitap beni çok şaşırtmadı. Savaşçı’dan başka çerez kabilinden, epeydir okumadığım “hidayet romanı” kategorisinden Dilara‘yı (Dr. Sevim Asımgil) okudum. Anlaşılan oralarda da değişen bir şeyler yok . Bunların yanında Fehmi Koru’nun önsözüyle okuyucuya sunulan ve konunun meraklılarının mutlaka okuması gereken Tapınak Şövalyeleri 1 kitabı, Freud ve psikanaliz konusuna düşünce değişimlerini anlatarak açıklamalar getirmeye çalışan Saffet Murat Tara’nın Freud’dan Lacan’a Psikanaliz kitabı da göz atma fırsatı bulduğum kayda değer diğer eserler oldu. Devamını Oku »

Haz
15

İnternette Marka Yaratmak

Kitap Kapağıİnternet ve pazarlama son günlerde internetin yaygınlığının ve imkanlarının artmasıyla çok konuşulan konular haline geldi. İnternet yakın döneme kadar pazarlama ve reklamda yan bir mecra gibi düşünülürken artık geleneksel araçların (tv, radyo, basılı yayınlar) yanında yerini almaya başladı. Hatta bazı ürün ve hizmet kategorilerinde yer yer geleneksel araçların önüne geçtiği de görülmekte. Kısacası geldiğimiz bu noktada interneti göz ardı ederek pazarlama ve reklam faaliyetlerinde tam bir başarı yakalamak imkansız. Burda yapılması gereken bir an önce internete adapte olmak. Hatta bunun adaptenin de ötesinde bize yeni bir açılım getirmesi gerekiyor. Bazı firmalar ve kişiler bu açılımı çok iyi bir şekilde başarırken bazıları ise sınıfta kalıyor. Yapılan çalışmaların kullanıcıya yansıyan yüzü internet sitesi olduğu için ortada bir çok “kartvizit sitesi” görebiliyoruz.

Peki internette bir marka nasıl yaratılabilir ? Bu yazıda bu sorunun cevabını vermeye çalışan bir kitabı, “İnternet’te Marka Yaratmanın 11 Değişmez Kuralı”nı tanıtacağım. Kitap ülkemizde 2000 yılında Medicat Kitapları kapsamında İnci Berna Kalınyazgan çevirisiyle Kapital Medya tarafından basılmış. Kitap adından da anlaşılacağı üzre 11 başlık altında konuyu inceliyor. Devamını Oku »