Editörden KATEGORİSİ YAZILARI

Mütevazı İnternet Projemiz Kelime Keşfi Zaman Gazetesinde

Kelimeyi tarif etmek için en ideal yol bir fikir işçisinin kalemine müracaat etmek olmalı. Cemil Meriç kelimeyi anlatırken “Gönülden gönüle köprü, asırdan asıra merdiven” ifadelerini kullanır. Bir başka yerde de “Senin yıldızların kelimeler, söyle raks etsinler, alev saçlarıyla sonsuz bahçesinde hayallerinin” diyerek irfan dünyasında kelimeyi koyduğu yeri edebi bir biçimde ifade eder.

Kelimeler, düşüncelerimizi dile getirmede önemli araçlar olduğu kadar muhakeme kabiliyetimizin sınırlarını belirleme de bir ölçüdür.  Kelime hazinemiz ne kadar genişse düşüncelerimizin zihnin karmaşık labirentlerinden yeryüzüne çıkma şansı ve hızı da o oranda fazladır.

Kelime alıştırmaları, anadilimizi geliştirirken veya yabancı dil öğrenirken gerçekleştirilen okuma anlama pratiklerinin vazgeçilmez çalışmalarındandır. Maalesef eğitim sistemimizin kelime tedrisatı “cümle içinde kullanma”dan öteye gidemediği için öğrencilerimizin kelime hazinelerinin darlığı iç burkan bir gerçektir. Yavuz Bülent Bakiler bir konuşmasında batı dünyasında çocukların iyi bir seviyede yetişmesi için ders kitaplarının 71 bin kelimeyle yazıldığını ifade etmiş, bu sayının Japonya’da 44 bin, İtalya’da 32 bin, Türkiye’de ise sadece 6–7 bin olduğunu dile getirmiştir. Devamını Oku »

Neden Yazmıyorum?

Açıkçası bilmiyorum bu sorunun cevabını. Bu benim için bahanesi çok fakat cevabı yok bir soru. Yazmak istemiyor muyum? Hayır. Yazmak istiyorum. Hem de delicesine yazmak istiyorum. Ama olmuyor. Sadece yazdığın zaman boşalabilen, yarım bırakılmış, buruşturulup bir kenara atılmış müsveddelerin doldurduğu bir havuzda boğulmayı kim ister ki?

Hayatta en imrendiğim şeylerden biri her gün yazı yazmayı başarabilen insanlar. Bu çılgın yazı disiplini yaratıcının sonsuz şükre şayan bir lütfu olmalı bu insanlara.

Yazacaklarını başkaları yazdığı için yıkılan, üzülen bir ruh hastalıklı değil midir? Evet hastalıklıdır. Ama bu hastalık sufli bir benlik ifrazatının ötesinde yazmaya dair aşkın bünyede meydana getirdiği bir meczupluktur. Nasıl o sadece senin olmalı ise o kelimelerde sadece senin yazında birbirleriyle meşk etmelidir! Devamını Oku »

Boğaza Nazır Röportaj Keyfi

Donanım Haber Röportajı

Malum iki gündür Riatalks toplantılarında Bahçeşehir Üniversitesi’nin misafiri idik. Toplantıların arasında Süleyman Sönmez ile Volkan Görgülü‘nün Donanım Haber için hazırladığı bir röportajın konuğu olduk.

Volkan Görgülü bilindiği üzere Web Deneyimleri adlı video blogunda oldukça güzel işlere imza atıyor. Video pazarının büyüklerine, toplamacı anlayışına karşı önemli bir kişisel çıkış olarak kendisi görüyor ve destekliyorum. Bundan bir kaç hafta önce bloglar üzerine bir video çekme teklifi ile bana gelmişti. Yoğunluktan dolayı ancak önceki gün videoyu çekmek mümkün oldu. Ama iyi ki böyle olmuş. Bu sayede boğaza nazır, güzel bir atmosferde seyredilebilir bir video çekmiş olduk. Devamını Oku »

Mikro-PC Röportajı

Mikro-PC ile güzel bir röportaj yaptık. Eğitimden bloga birçok konuya değindiğimiz röportajı buradan okuyabilirsiniz.

Selçuk Hoca da Twitter’da

Facebook‘tan sonra şimdi de Twitter’dayız. Buradan Twitter sayfama ulaşabilir ve bendenizi sinsi sinsi takip edebilirsiniz. 

Selcukhoca.com Sürüm 2.0 yayında

Buradaki yazımda blogta yapısal bir değişiklik olacağından bahsetmiştim. Nihayet bir haftalık yoğun bir çalışmanın ardından blogu yenileyebildim. Selcukhoca.com yayın hayatına artık kişisel bir blog olarak değil bilgisayar ve internet dünyasıyla ilgili konuların işleneceği bir bilişim blogu olarak devam edecek. Konuyu soru cevap şeklinde bir yazı ile açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Neden böyle bir değişikliğe gerek duyuldu?

Kişisel kategorisinde blog yazmanın artık bana çok fazla cazip gelmediğini söyleyerek başlayayım. Üç senelik blog macerasından sonra bazı şeyleri yazarken eskisi gibi zevk almadığımı hissettim. Bununla birlikte geçen zaman içinde yazdığım yazılarda zamanla bilişim kategorisi ön plana çıkmaya başladı. Blogu takip eden okuyucuların çoğu bilişim yazıları ile daha çok ilgilendiler. Dolayısıyla bu kararı vermede üç senelik muhasebenin payı büyük.

Bir diğer önemli etken de bir blog kategorisi olarak “kişisel” ifadesinin benim için artık bir belirsizliği  ifade etmeye başlaması oldu. Halbuki blog dünyası ile ilgili yazdığım yazılarda blogların belirli bir konuya odaklı olarak oluşturulması gerektiğinden bahsediyor ve bunu tavsiye ediyordum. Hem bunu tavsiye edip hem uygulamamak benim için epey önemli bir çelişkiydi. Blogu belirli bir konuya endeksleyerek bu çelişkiden kurtulmuş olmayı ümit ediyorum. Devamını Oku »

Pdf Dergi Röportajı

Pdf Dergi‘nin benim ile yaptığı keyifli röportajı buradan, diğer blogcular ile yapılan röportajları buradan okuyabilirsiniz. Blogun 3. yaş gününde güzel bir armağan oldu :)