
Türkiye’nin en çok tartışılan blog platformu Blograzzi yenilendi. İlk etapta değişikliğin sadece görsel olduğunu zannetmiştim. Fakat Arda Bey’in blog yazısından sonra puanlama algoritmasında da değişiklikler olduğunu öğrendik.
Değerlendirmelere girmeden şunu söylemek istiyorum. Blograzzi sunucusu oldukça yavaş çalışıyor. (Bu yazıyı yazdığım sıralarda ana sayfaya çok zor ulaştım.) Aslında açıldığı ilk günlerde iyiydi ama sonradan git gide yavaşladı. Kodlamanın bunda etkisi var mı bilmiyorum. Belki de asp(x) yerine php veya ruby on rails gibi bir dil tercih edilseydi daha hızlı ulaşım imkanı olurdu. Neyse sanırım sunucu biraz daha güçlendirilse daha iyi olacak. Devamını Oku »

Genel bir bakış açısı olarak yabancıların yaptığı ve başardığı güzel projelerin yerlileştirilmesini daha doğrusu bizden birileri tarafından benzerinin yapılmasını olumlu karşılıyorum. Aslında ilk bakışta taklit etmekten ziyade yeni fikirler üretmeliyiz düşüncesi aklıma geliyor. Fakat şunu da ortaya koymak lazım. Bazı lokal girişimler marka yönetimi iyi yapıldığı takdirde umulmadık başarılar elde ediyorlar. Örneğin Cola Turka ilk çıktığında dünya devleri Coca Cola ve Pepsi karşısında pek şansı olmadığını düşünüyorduk. Ama bugün geldiğimiz noktada pazarda ikinciliğini elde etmiş bulunuyor. Devamını Oku »
Türk internet dünyasındaki komünitelerin kötü niyetli kullanım olarak ele alabileceğimiz ortak bir sorunu var. Son derece iyi niyetli olarak ortaya çıkmış olan, içeriği kullanıcılar tarafından geliştirilen birçok internet sitesinin içeriği bir süre sonra çeşitli amaçlarla (reklâm, spam, şöhret sevdası, para kazanma v.s.) sabote edilmeye çalışılıyor. Ekşisözlük’te zaman zaman bu yönde ortaya çıkan tartışmalar, Bildirgeç’te yaşanan tartışmalar son olarak da Blograzzi ile ilgili tartışmalar bunun en yakın canlı örnekleri. Devamını Oku »
Blog yani elektronik günlük tutma işi 2000’li yılların başında internet dünyasında başlamış bir salgın. Kaynağında çıktıktan birkaç sene sonra hemen bizde de bir yayılma ortamı buldu. Yanlış hatırlamıyorsam ilk blog yazılarımı yazdığımda blog dünyasında Türkçe hizmet veren bir servis yoktu. Bugün Google arama motoru kavramı ile nasıl özdeşleşmişse o günlerde Blogger da blog kavramı ile özdeşleşmişti. Daha sonra Blogcu gibi başta yadırganmış fakat daha sonra oldukça popüler olmuş servisler ortaya çıktı.
Yabancılar özellikle Amerikalılar yan sanayiye pek meraklı insanlardır. Ortaya bir ürün çıkardığınız zaman oluşan katma değerden pay almak ve bunu genişletmek için hemen yan sanayi harekete geçer. Örneğin tutulmuş bir film çektiğiniz zaman o film ile ilgili giyim eşyalarından oyuncağa, kitaba kadar bir dünya yan ürün pazarlarsınız. Blog kavramı çıkınca da bloglar ile ilgili yan servisler hemen oluştu. (Blog listeleri, blog arama motorları v.s.) Devamını Oku »
Son günlerde “blog” konusu yazılı basında sıklıkla tartışılmaya başlandı.Kimisi popüler blog sahiplerini kendilerinin pek memnun olmadığı bir biçimde tanıtmaya çalıştı. Kimisi nedir bu blog deyip esip gürledi. Kimisi de bu günden tezi yok blog kelimesi eden üç vakte kadar züppe ilan olunacaktır deyu fetva verdi. Tabi camiadan bunlara esaslı cevaplar da verilmedi değil. Hatta daha sonradan bazılarının niyetinin yazı yazmak değil “bloglara blok koymak” olduğu anlaşıldı…
Aslında basının daha doğrusu basındaki bazı kişilerin (meşhur bir kısım medya), blog olayına yeni gördükleri herhangi bir şeye karşı verdikleri ciddiyetsiz, ehliyetsiz tepkiyi vermesi normal bir olay. Hatta olayı blogların gazetelere rakip olarak görmeleri yani kendi iddiarını karşı tarafınmış gibi göstermelerini de yadırgamıyorum. Arka planda kalan mesele ise “blog”a ne diyeceğimizdir. Devamını Oku »