Bir kaç haftadır özel bir çalışma için yerel haber sitelerini inceliyorum. Çalışma kapsamında şu ana kadar 200 haber sitesini inceledim. Bu yazıda ilk elde ettiğimiz verileri değerlendirmeye çalışacağım.
Niçin Yerel Haber Siteleri?
Yerel haber gazeteciliği biz de çok gelişmiş bir alan değil. Aslında hemen hemen her ilçede bir veya birkaç yerel gazete çıkıyor. Fakat bunlar yeterince seslerini yükseltme şansı bulamıyorlar. Ya bir takım şirketlerin desteği ile veya fedakâr bazı gazeteciler sayesinde ayakta durabiliyorlar. Bu anlamda interneti yerel gazetecilik için önemli bir çıkış noktası olarak görüyoruz.
Ulusal yayın yapan gazeteler veya diğer yayın organları haber değeri taşıyan birçok yerel gelişmeye çeşitli nedenlerle yer veremiyorlar. Bunun da ötesinde merkezi yönetimin vermiş olduğu hantallıkla yerel haberlerde önemli hatalar yapılabiliyor. Bazen koca koca gazeteler veya medya grupları çabuk meşhur olmak isteyen acar bir muhabirin oyununa gelebiliyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi yerel gazetelerin sesleri büyük abilerinin sesleri kadar çıkmadığı için kamuoyu birçok olayda yanlış yönlendiriliyor. Devamını Oku ->

Bir önceki sesli röportajımızın aldığı güzel tepkilerden sonra sesli röportajlara devam edeceğimi bildirmiştim. Fakat yoğunluktan dolayı yeni röportaj için fırsat bulamıyordum. Nihayet bugün fırsat bulabildik.
Bu röportajımızda Angelabs‘tan Harun Pekşen ve Metin Kahraman ile oldukça keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajda aşağıdaki sorulara cevap bulabilirsiniz.
* Harun Pekşen ve Metin Kahraman kimdir?
* Angelabs niçin kuruldu?
* Open Ofis çalışma tarzının incelikleri nelerdir?
* Friend Feed ve Twitter fırtınasının arka planında neler var?
* Twshot nasıl ortaya çıktı?
* Twshot’ın 2000. girişini kim yaptı? Aldığı sürpriz hediye neydi?
* E-tohum buluşmalarında neler oluyor? Devamını Oku ->
Bir süredir epey meşgul olduğumdan blogta yeni yazı yazamadım. Bari taslaklardan birini okuyucu ile paylaşayım da “nerdesin sen” diye söylenmesinler dedim. Zira okuyucu taifesi biraz hassastır. Bir süre yazmayınca “aha bunun da pili bitti” deyip adını listeden siliverir :) Buyrun afiyetle okuyun…
Türk internet dünyasını yakından takip ediyorsanız popüler olmuş yabancı bazı servislerin benzerlerinin yapıldığına şahit olmuşsunuzdur. Bu olayı kimileri kopyalama, kimileri modelleme, kimileri uyarlama olarak açıklamaya çalışıyor. Adını ne koyarsanız koyun bu servislerin tutmadığına ve tutmayacağına dair yaygın bir kanaat var. Bir takım veriler de bu kanaati doğrulamıyor değil. Sosyal imleme sitelerinin durumu buna iyi bir örnek sanırım.
Seçkinci yaklaşım bu servisler için bir çıkış noktası olabilir mi? Önce seçkinci yaklaşım ile neyi anlatmak istediğimize bir bakalım. Üyelik bazlı bir servisin, bazı kullanıcıları üye olarak kabul ettiği, nispeten kapalı yapılanmayı seçkinci veya elitist yaklaşım olarak adlandırıyorum. Bunun bizdeki en bariz örneğini Ekşi Sözlük’te görebiliriz. Bilindiği gibi Ekşi Sözlük başvuran herkesi aktif üye olarak siteye dahil etmiyor. Belirli dönemlerde açılan başvurularla siteye dahil olabiliyorsunuz. Hatta bazen bu da yetmiyor. Yazar olabilmek için sitenin konseptini kavradığını yansıtacak derecede içerik üretmeniz isteniyor. Devamını Oku ->
Blogu takip edenler bir süredir internet girişimleri üzerine yazdığımı biliyorlar. Takip etmeyenler için özellikle bu ve şu yazıyı öneriyorum. Açıkçası yazılar beklediğimden daha fazla ilgi gördü, güzel tepkiler aldı. Zira bu yaz sıcağında insanlara uzun yazılar okutabilmek pek kolay bir iş değil :)
İnternet ve girişim konusu son zamanlarda birçok kişinin ilgilendiği bir alan haline geldi. Fakat bu konuda Türkçe olarak çok fazla kaynak bulunmuyor. Bu alandaki eksikliği göz önüne alarak bir çalışma yapmak istedim. Tabii aklıma hemen Burak Büyükdemir geldi. Kendisi beni kırmayarak röportaj teklifimi kabul etti. Aslında bu röportaj bir video olacaktı. Ama henüz şartlar olgunlaşmadığı için :) sadece sesli bir röportaj olarak gerçekleştirdik.
Röportajda Burak Büyükdemir hem e-tohum projesini anlattı hem de Türkiye’deki internet girişimleri ve girişimcileri üzerine sorduğum sorulara yanıt verdi. Röportajda aşağıdaki sorulara cevap bulabileceksiniz. Devamını Oku ->
Hikâye malum. Adam vaktiyle oğluna “Senden adam olmaz ” diye sitemde bulunur. Zaman geçer oğul kaymakam olur. Oğul kaymakam olmuştur ama halkı zulmüyle inletmektedir. Bir gün “İşte bak …” diyerek gururla babasının karşısına dikilir. Yaşlı adam durumdan hoşnutsuzluğunu “Ben sana kaymakam olamazsın demedim, adam olamazsın dedim” diyerek belirtir ve oğluna gerekli cevabı verir.
Bugünlerde bazı web projelerinde de benzeri bir hava yaşanıyor. Bazı proje sahipleri “işte şahane bir site yaptık buyrun kullanın” diyorlar. Evet, projeyi gerçekleştirdiniz ama servisi kullanıcıya anlatamadınız. Eğer kullanıcının kafasında gereği gibi bir imaj oluşturabilseydiniz tabir-i caizse sizi kimse tutamayacaktı.
Bir süredir kullanıcıya siteyi anlatmanın önemine veya hedefi belirli bir proje oluşturmaya yönelik bir yazı yazmayı düşünüyorum. Farketing‘te Buzla hakkında okuduğum bu yazı süreci hızlandırdı. İlgili yazı da Can Turanlı Bey Buzla projesinin geldiği noktayı değerlendirirken “Buzla projesinde göz göre göre yaptığım ve kabul edilemez hata, projeyi benim bile basit olarak anlatamam.” diyerek çok önemli gördüğüm bir itirafta bulunuyordu. Buna katılamamak mümkün değil. Buzla projesini ilk başından beri takip ediyorum. Burada Buzla’nın Beta sürümü için yazdığım inceleme yazısının üzerinden neredeyse 1.5 yıl geçmiş. Fakat Buzla kesinlikle görmek istediğim yerde değil. Sebep Can Bey’in de dediği gibi kendini kullanıcıya basitçe anlatamamak. Veya olaya ters taraftan bakacak olursak kendini basitçe anlatattıracak bir proje oluşturamamak. Devamını Oku ->
İnternetle biraz içli dışlıysanız hele bir de girişim, girişimcilik laflarını sıklıkla duyar hale geldiyseniz muhakkak arada kafanıza müthiş (!) site fikirleri geliyordur. Benim de bazen özellikle bu konuda beyin fırtınası yaptığımda, bazen de alakasız zamanlarda aklıma site fikirleri geliyor. Bu yazı dâhilinde aklıma geldiğinde bir kenara not aldığım proje taslaklarını aktarmaya çalışacağım.
Fikirlere geçmeden önce bir kaç uyarım olacak. Buradaki fikirler bir anlık zihin parlaması sonucu ortaya çıkmış şeylerdir. Çok fazla ciddiye alınmaması gerekir. Buraya aktarılma amacı proje üretme anlamında beyin fırtınası yapmaktır. Belki burada aktarılan fikirlerin benzeri veya aynısı internet üzerinde bulunabilir. Yazı dâhilindeki projeler taslak olmaktan öteye gidememiş, iş planından yoksun, ham halde sunulmaktadır. Bundan dolayı sunulan fikirlerin hiç bir hakkı saklı değildir. İstediğiniz gibi kullanabilir, geliştirebilir hatta arkadaşınıza “aklıma şöyle bir fikir geldi” diye hava bile atabilirsiniz. Sitelerin adreslerini mümkün olduğunca kontrol ederek yazmaya çalıştım. Devamını Oku ->