Ahmet Taşgetiren ile Küresel İnsan Krizi ve İslam Konferansı

16 Aralık 2006  |  Kategori: Kişisel

18 Eylül Derneği LogosuGeçtiğimiz perşembe günü akşamı Biga’da, Altınoluk Dergisi Biga Temsilciliği ve Biga 18 Eylül Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin ortak çalışması ile Biga Kültür Sarayı’nda gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren‘i ağırladık.

Tabii burda sadece Ahmet Taşgetiren ve konferanstan bahsedecek olursam hazırlanan programa haksızlık etmiş olurum. Konferanstan önce Kuran-ı Kerim, ilahiler ve sinevizyon gösterilerinden oluşan bir program da vardı. Tam anlamıyla dinleyicileri konferansın içeriğine hazırlayan bir programdı. Emeği geçenleri tebrik ve takdir ediyorum.

Konferansa gelecek olursak… Başlıktan da anlaşılacağı gibi konferansın ana teması küresel anlamda -yani bütün dünyayı kapsayacak biçimde- insanoğlunda gözüken, insanı insan yapan temel değerlerin kaybedilmesi sonucunda oluşan kaos ortamının analiziydi. Bu çerçevede Ahmet Taşgetiren 20. ve 21. yüzyılda gerçekleşmiş büyük insanlık felaketlerinin hali hazırda da gerçekleştiğini ve uzun vadede kıyamet benzeri bir krizin oluşacağının da belirtileri olduğundan bahsetti. Bu noktada tabii ki kendisiyle hemfikir olmamamız mümkün değil. Bugün topyekün insanlığın insanlıktan bir şeyler kaybettiğinin işaretlerini gözüyoruz. Eskiden ancak çok gizli bir biçimde konuşulan bazı rezaletler artık televizyonların ana haber bültenlerinde işlenir oldu.

Ahmet TaşgetirenKonferansta Ahmet Taşgetiren’in bahsettiği gibi günümüzde “insanın temel kanuniyeti”ne itirazın açık bir biçimde fıtrat parçalanmasına yol açtığı görülüyor. Tabii ki ister ulusal isterse küresel anlamda olsun sosyal ve toplumsal sonuçların sebeplerinin olduğu da bir gerçektir. 20. Yüzyılın insanın vahşileştirecek kadar manadan uzaklaştırıp maddeyi putlaştırması bu insani krizin doğmasına yol açtı. Bu gelişmelerin paralelinde kitle iletişim araçları gibi, internet gibi teknolojik gelişmelerde ortaya çıkan bu krizin yaygınlaşmasında önemli roller üstlendiler. Böyle bir perspektiften dünyaya ve bilhassa dünyanın lokomotifi konumundaki batıya bakacak olursak adeta küçük çaplı bir kıyametin ayak seslerinin duyulduğunu farkederiz.

Peki sebep ve sonuç bu olduğuna göre bunun çaresi nedir? Madem ki artık dünyanın herhangi bir yerinde oluşan toplumsal arıza çok çabuk bir biçimde bize de bulaşmaktadır o zaman ulusal veya bölgesel anlamdaki kurtuluş çareleri yerine küresel anlamda çareler ve bakış açıları üretmek mecburidir. Yani çare konferansta da belirtildiği gibi sahip olduğumuz inancın ortaya koyduğu ölçüyü, hoşgörü, sevgi, dayanışma ve merhameti hem kendi içimizde hem de bütün dünyada yaygınlaştırmaktır. Yoksa bugün merhamet dediğimiz kavramı yarın torunumuzun torununun marmelatla karıştırması kaçınılmaz hale gelecektir.

Uzun süredir bu tarz bir programa katılmamıştım emeği geçenlere tekrar teşekkür ederim…



Bu yazıya yorum yapılmamış.

Yorum yapın

XHTML: Bu kodlar kullanılabilir: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>