Temmuz 2005 ARŞİVİ

Şevket Çoruh’la Canın Sağolsun

Şevket Çoruh - İdil FıratGenel eğilimin aksine yazın biraz daha fazla televizyon seyrediyorum. Gerçi bu genelde kaçırdığım programların telafisi için oluyor. Zira yazın türk televizyonlarında seyredilecek yeni bir şey bulmak oldukça zor. İşte bu kısırlığın ortasında bir kaç haftadır takıldığım bir dizi “Canın Sağolsun”. Dizi televizyonlarımızda gösterilen dizilerin genel formatından oldukça değişik bir biçimle karşımızda. “Fantastik” diyebileceğimiz bir tarz bu…

Aslında senaryonun dayandığı “ölüm sonrası iyilik yapmak için dünyaya geri dönme” fikri bir çok filme ve diziye konu olmuştur. Ama “Canın Sağolsun”da farklı bir havaya bürünmüş. Bu farklılığı yaratan en büyük faktörlerden biri şüphesiz ki Şevket Çoruh ve rol arkadaşı İdil Fırat’ın dizideki performansları… Devamını Oku »

Universiade 2005 İzmir Test Müsabakaları

Futbolcu efe maskotuUniversiade çoşkusunu yaşamaya az bir zaman kala son kontrollerin yapılması için çeşitli dallarda test müsabakaları düzenlenmeye başlandı. Bu müsabakaların en önemlilerinden biri olan olan Altay – Üniversite Milli Takımı arasındaki futbol maçı dün akşam Alsancak Stadı’nda oynandı. Bu maç oyunlar için yenilenen Alsancak Stadı’nda oynanan ilk gece maçı olduğu gibi Altay kulubünün de sezon açılışını yaptığı maç oldu.

Maça hakim olarak başlayan taraf Altay oldu. İlk dakikalarda önemli ataklar geliştirdiler. İlerleyen dakikalarda Üniversite Milli Takımı da Altay’ın ataklarına yaptığı kontra ataklarla karşılık vermeye çalıştı. İlk yarının ortalarına doğru top hakimiyeti büyük ölçüde Altay’ın eline geçti. Fakat Altaylı oyuncular yarattıkları pozisyon zenginliğine rağmen aradıkları gölü ilk yarı da bulamadılar ve maçın ilk yarısı 0 – 0 berabere sonuçlandı. Devamını Oku »

Leb demeden …

Directnicİnternetin gelişimi insanları şaşırtmaya devam ediyor. Artık sorduğunuzu cevaplayan sistemler yerine, sorabileceğinizi, sormayacağınızı tahmin etmeye çalışan sistemler tasarlanmaya başlandı. İlerleyen versiyonları yapay zekaya kadar giden bu sistemlerin en iyi örneklerinden birini Google Suggest‘le tanıdık. Şu an için akıllı olmaktan ziyade yarım akıllı diyebileceğimiz bu sistemlerin “kaba” anlayışlarının zamanla inceleceği ve hedeflerini onikiden vuracakları da kesin gibi…

Bu servislere bir örnekte domain sitesi Directnic tarafından geliştirildi. Daha önceki uzun ve kaba öneri sistemini geliştiren Directnic domain aramayı farklı boyutlara getirmiş durumda. Aradığınız kelimenin bağlı olduğu altı farklı popüler uzantının(.com .net .org .info .biz .us ) sonucunun yanında, kelimeyle ilişkili diğer kavramların domainlerini de yine altı farklı uzantıyla ve kolayca anlaşılabilecek bir tabloyla veriyor. İlk bakışta basit bir iş gibi görünse de fikir ve tasarım olarak benim hoşuma gitti. Sonuçta Google ve Yahoo da basit bir fikirden bugünlere gelmiş değil mi ? Daha önce denemediyseniz bu örnekle denemenizi tavsiye ederim.

İnsanın Evi Gibisi Yok !

1984-1990 yılları arasında tedavülde bulunmuş olan tırtıllı 50 liraNihayet tatili bitirip İzmir’e dönebildim. Hakikaten insanın evi gibisi yokmuş. Kendi bilgisayarım haricindeki bilgisayarları kullanmayı sevmediğimden dolayı tatil günleri içerisinde bir kez yazabildim. Fakat bugünden itibaren sıcağa aldırmayıp bunun acısını çıkartmaya çalışacağım. Gözlerim sabahtan beri blog okumaktan yorulsa dahi bugün uzun bir yazı yazmaya kararlıyım.

Tatile giderken kesinlikle unutulmaması gereken iki şey olduğunu bu sefer daha iyi kavradım. Bunlardan birincisi güneş yağı/kremi diğeri de kitap… İkisinin unutulması da ufak çaplı bir krize sebep oluyor. Hadi güneş yağı/kremi de bir yere kadar fakat kitapsız olmuyor. Ben bu hatayı işlediğimden dolayı bu tatilde eşten dostan bulduğum kitaplarla yetinmek zorunda kaldım. Gerçi bir açıdan da iyi oldu. Epey uzun süredir okumamak için burun kıvırdığım Savaşçı’yı (Doğan Cüceloğlu) okuma fırsatı buldum. Açıkçası artık kişisel gelişim-psikoloji kitaplarının gediklisi olduğumdan ve dahi Doğan Cüceloğlu’nu tanıdığımdan dolayı kitap beni çok şaşırtmadı. Savaşçı’dan başka çerez kabilinden, epeydir okumadığım “hidayet romanı” kategorisinden Dilara‘yı (Dr. Sevim Asımgil) okudum. Anlaşılan oralarda da değişen bir şeyler yok . Bunların yanında Fehmi Koru’nun önsözüyle okuyucuya sunulan ve konunun meraklılarının mutlaka okuması gereken Tapınak Şövalyeleri 1 kitabı, Freud ve psikanaliz konusuna düşünce değişimlerini anlatarak açıklamalar getirmeye çalışan Saffet Murat Tara’nın Freud’dan Lacan’a Psikanaliz kitabı da göz atma fırsatı bulduğum kayda değer diğer eserler oldu. Devamını Oku »

Universiade 2005 İzmir Seyirci Hizmetleri

Universiade Gönüllü LogosuDaha önceki yazılarda gönüllülük ve eğitimlerden bahsetmiştim. Bu yazıda da benimde dahil olduğum seyirci hizmetleri eğitimlerini anlatıcam.

Genel eğitimin ardından yavaş yavaş gönüllüler esas faaliyet alanlarına ayrıldılar. Ben Lojistik bölümün bir alt dalı olan seyirci hizmetlerinde görev almaya karar verdim. Bu bölümün eğitimleri geçtiğimiz hafta başladı. İlk olarak hocamız Ali Kenan Özdemir’den hakiki anlamda bir “beden eğitimi” dersi alıyoruz. İlk olarak vücut duruşu ve beden dili gibi konularda teorik ve pratiğin içiçe olduğu bir ders aldık. Daha sonra hem yürüyüş eğitimi hem de seyirci hizmetlerindeki tutum ve davranışlar konusunda oldukça öğretici ve güzel bir ders yaptık. Eğitim diksiyon eğitimiyle önümüzdeki günlerde devam edecek. Devamını Oku »