Inception / Başlangıç Film Eleştirisi

Inception / Başlangıç Film AfişiRüya, batı ve doğu dünyası düşünürlerince üzerinde çokça kafa yorulmuş bir kavram. Sigmund Freud’un günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına itilmiş duyguların dışa vurumu olarak gördüğü rüyaya, İslam tasavvufçuları farklı bir gözle bakmışlardır. İslam tasavvufçuları insan ruhunun kâinattaki bütün gerçekleri idrak edebileceğini fakat dünya işleriyle meşguliyetin ruhun önünde bir takım perdeler oluşturduğundan dolayı bunu tam olarak başaramadığını söylerler. Uyku halinde ise bu perdeler, beş duyunun engelleri zayıflar veya kalkar. Bundan dolayı ruh rüyada gerçek hayatta yapamayacağı şeyleri yapabileceği gibi bir takım gaybî gerçekleri de kavrayabilir. Ruh rüya âleminde kavradığı bu gerçekleri hayal gücüne devreder. Hayal gücü de bunları uygun bir şekilde tasvir edip his mertebesine indirir.

Rüyada idrak ettiklerimizin bize kazandırdığı duygular günlük hayatta hissettiğimiz duygulara göre oldukça yoğundur. Bundan dolayı günlük hayatta bir süreç çerçevesinde ulaşabileceğimiz aşk, çok büyük bir acı veya çok güzel bir yemeğin lezzeti gibi duygular rüyada birkaç saniye içerisinde oluşuverir.

Rüyanın hakikati ile ilgili bu girizgâhtan sonra yavaş yavaş filme geçebiliriz. Yazının bundan sonraki kısmı filmle ilgili bilgiler içereceğinden dolayı filmi izlemeyenlerin filmden alacakları tadı azaltabilir. Uyarmış olayım. Devamını Oku »

Etohum’da Yeni Dönem Başlıyor

Etohum logo

Girişimin ve girişimcinin dostu etohum birinci yılını sektöre getirdiği önemli katkılar ile noktaladı. Şimdi yeni hedeflere yol alma zamanı. Bugün itibariyle Etohum’un 2009-2010 başvuruları başlıyor. Bu güzel haberi verdikten sonra hem konuya yabancı olanlara hem biraz fikri olanlara yardımcı olacak bazı sayfalar önermek istiyorum.

Eğer Etohum’un ne olduğunu hiç bilmiyorsanız

Etohum nedir?

Daha fazla bilgi için Etohum Blog, Facebook, Friendfeed, Twitter, Google Groups,
Etohum toplantıları ile ilgili videolarfotoğraflar, basın bültenleri

Başvurmadan önce

Eğer daha önce okumadıysanız Burak Hoca’nın blogunu mutlaka okuyun.
Acizane daha önce bu konuda yazdığım bir kaç yazıya göz atmanızı da tavsiye ederim.

Türk İşi Sosyal Medya

İnatçı keçiler

Bugünlerde eski küllenmiş bir tartışma tekrar alevlendi. Geleneksel medya ile blog yazarları tekrar kılıçlarını çektiler. Birileri çıkıp eski çamlar bardak oldu blog bir modaydı geldi geçti diye ahkam kesince karşı bir atak geldi. Daha sonra Turkcell’in bazı blog yazarlarına verdiği 3g paketi etrafında bir fırtına koptu. En nihayet Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Sarı Turk.internet.com‘a verdiği mülakatta “herkes yerini bilecek” anlamına gelebilecek şekilde esip gürlemesi de son nokta oldu. Devamını Oku »

The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış Film Eleştirisi

The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış

Amerika deyince bizim kuşağın aklına ister istemez bir “Macera Dolu Amerika” nakaratı geliyor. Bu, bir pop şarkısının nakaratı olmanın ötesinde Hollywood sineması sayesinde beynimize hatta alt benliğimize kazınmış bir gerçek. Söz konusu Amerika ise her an bir çatışmanın ortasında kalabilirsiniz. Veya hiç alakanız olmamasına rağmen FBI ile yerel polisin “Hey dostum bu bizim işimiz” klişesi ile başlayan ve bitmek bilmeyen çekişmesinin içerisinde kendinizi bulmanız işten bile değildir.

Bu satırları bana yazdıran geçtiğimiz akşam ön gösterimine katıldığımız Metrodan Kaçış filmi oldu. Bir yeniden çevrim olan film “sade vatandaşın başına gelen çetrefilli olaylar zinciri sonunda sabah çoraplarını giyerken kesinlikle hayal etmediği bir gün yaşaması” olarak özetlenebilecek bir konuya sahip. Film, klişeleri barındırması itibariyle pek çekilecek gibi görünmese de Denzel WashingtonJohn Travolta sayesinde yaz günü eğlenceliği bir deneyim yaşatıyor. Devamını Oku »

Ah Bir İstanbul’da Olsam!

İstanbul Kız Kulesi - Fotoğraf: Selim Güler

Fotoğraf: Selim Güler

Geçtiğimiz günlerde dünyayı epey gezmiş bir büyüğümüz ile konuşurken laf dönüp dolaşıp İstanbul’a geldi. Çok yerinde bir tespit olarak İstanbul’un ülkemizde olduğu gibi civar ülkelerde de çok önemli bir konumu olduğu vurgulandı. Gerçekten de İstanbul birçok işin kalbinin attığı yer konumunda. Hâl böyle olunca İstanbul dışında yaşayanlar bazı fırsatları kaçırmış oluyorlar.

İstanbul dışında yaşayan/okuyan genç girişimci adayları ile yaptığımız görüşmelerde de bu konu hep dile getiriliyor. Ah bir İstanbul’da olsam cümlesi bu gençlerin ekseriyetinde önemli bir hayıflanma aynı zamanda da bir bahane malzemesi olmuş durumda. Hayatının büyük bir çoğunluğunu İstanbul dışında geçirmiş birisi olarak İstanbul dışında olmanın getirdiği eksiklikleri çok iyi biliyorum. Ama bu eksikliği gerçek bir avantaja çevirmek yine kişinin elindedir. Devamını Oku »

Blog Ödülleri 2009 Oylama Heyecanı Başladı

Bö! 2009

Geçen seneki Blog Ödülleri’nin hatıraları daha hafızada taze iken Blog Ödülleri 2009 oylamaları başlamış bile.

Adaylara baktığımız zaman blog dünyamızın bir yılda ne kadar mesafe aldığını görmemiz mümkün. Gerçekten hem nicelik hem de nitelik olarak gelişen bir blog dünyamız var. Adayların çoğalması beraberinde büyük bir seçme zorluğu getiriyor. Ama yeni blogları keşfetmenin heyecanı bu seçme zorluğunu bir nebze de olsa unutturuyor.

Blog Ödülleri ekibi bu yıl da çok çalıştılar. Son derece sade ve güzel bir site hazırladılar. Gelişmeleri sosyal medya aracılığı ile bizlerle paylaştılar. Önemli markaları sponsor olmaya ikna ettiler. Adaylık ve oylama sürecinin mümkün olduğunca hatasız olması için de ellerinden geleni yapıyorlar. Aldığımız haberlere göre de güzel bir ödül gecesi hazırlıyorlar. Devamını Oku »

Paramarka Kazandırıyor!

Paramarka LogoSon dönemde internet girişimciliği ile yatıp kalkan biri olarak gerek global girişimleri gerekse yerli girişimleri ve bu alandaki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. Paramarka ile ilk karşılaşmam da katıldığım bir girişimcilik seminerinde oldu. Paramarka fikrini ilk duyduğumda açıkçası çok cazip bir fikir gibi gelmemişti. Çünkü yerli pazarda, yapısal olarak kullanıcının ürettiği içeriğe dayalı bir sistemi bir yerlere getirmek oldukça güç bir iş. Fakat Paramarka’nın inatçı ekibi başlarına gelen olumsuzluklara rağmen ilk aşamayı atlatıp sitelerini açmayı başardılar.

Paramarka -şu haliyle- temel olarak kullanıcıların markalara çeşitli formatlarda (slogan, video, afiş v.s.) reklam hazırladıkları bir site. Kullanıcılar markanın hazırlamış olduğu açıklamadan sonra hünerlerini sergileyip işlerini siteye yüklüyorlar. Yüklenen işler diğer kullanıcılar tarafından oylanarak bir yarışma ortamı oluşturuluyor. Yarışma sonunda kazanan katılımcılara marka tarafından para ödülü veriliyor. Devamını Oku »