Mütevazı İnternet Projemiz Kelime Keşfi Zaman Gazetesinde

Kelimeyi tarif etmek için en ideal yol bir fikir işçisinin kalemine müracaat etmek olmalı. Cemil Meriç kelimeyi anlatırken “Gönülden gönüle köprü, asırdan asıra merdiven” ifadelerini kullanır. Bir başka yerde de “Senin yıldızların kelimeler, söyle raks etsinler, alev saçlarıyla sonsuz bahçesinde hayallerinin” diyerek irfan dünyasında kelimeyi koyduğu yeri edebi bir biçimde ifade eder.

Kelimeler, düşüncelerimizi dile getirmede önemli araçlar olduğu kadar muhakeme kabiliyetimizin sınırlarını belirleme de bir ölçüdür.  Kelime hazinemiz ne kadar genişse düşüncelerimizin zihnin karmaşık labirentlerinden yeryüzüne çıkma şansı ve hızı da o oranda fazladır.

Kelime alıştırmaları, anadilimizi geliştirirken veya yabancı dil öğrenirken gerçekleştirilen okuma anlama pratiklerinin vazgeçilmez çalışmalarındandır. Maalesef eğitim sistemimizin kelime tedrisatı “cümle içinde kullanma”dan öteye gidemediği için öğrencilerimizin kelime hazinelerinin darlığı iç burkan bir gerçektir. Yavuz Bülent Bakiler bir konuşmasında batı dünyasında çocukların iyi bir seviyede yetişmesi için ders kitaplarının 71 bin kelimeyle yazıldığını ifade etmiş, bu sayının Japonya’da 44 bin, İtalya’da 32 bin, Türkiye’de ise sadece 6–7 bin olduğunu dile getirmiştir. Devamını Oku »

Milli Eğitim Bakanlığının Bilişim Politikası

İlköğretim Düzeyinde Bilişim Teknolojisi Eğitimine EVET!

MEB (Milli Eğitim Bakanlığı), örgün eğitimdeki 16 milyon öğrencisi, 700 bin öğretmeni ile devasa bir yapı.* MEB bir ülke olsaydı kaba bir hesapla dünyanın 137 ülkesinden daha kalabalık bir ülke olurdu. Hal böyle olunca MEB’in aldığı her karar, gerçekleştiği her uygulama kamuoyunda oldukça tartışılan bir konu haline geliyor. Özellikle atama, müfredat gibi hemen hemen herkesin üzerinde ahkâm kesmeyi kendine görev bildiği konular tartışmalarda popüler konular arasında. FATİH projesinin gündemde olduğu şu sıralarda MEB’in bilişim politikaları da tartışılan konular arasına girdi.

Son yıllarda MEB, -biraz geç kalınmış da olsa- bilişim alanında önemli atılımlar yaptı. Okullardaki bilgisayara ve internete erişim imkânlarının arttırılması için BT Sınıfları projesi, okul yönetim sisteminin internet ortamına aktarılması için E-okul projesi, MEB’in iç işlerini internete taşıyan MEBBİS projesi, yaygın eğitimin imkânlarını arttırmak için yapılan İnternet TV, Eğitim Portalı gibi projeler bu atılımlar arasında yer alıyor. MEB’in yürürlüğe koyduğu her bilişim projesi eğitimde verimliliğin arttırılması adına önemli kazançlar sağlıyor.

Tablo böyle iken MEB bazı icraatları ile açıkçası bizleri şaşırtıyor. Geçtiğimiz yıl eğitim programlarında yapılan değişiklik ile ilköğretim 4. ve 5. Sınıflarda okutulmakta olan Bilişim Teknolojileri dersi kaldırıldı. 6,7 ve 8. sınıflarda seçmeli olarak okutulan Bilişim Teknolojileri dersi ise sadece 1 saat olarak okutulmaya devam ediyor. Yapılan yenilikler ve Bilişim Teknolojileri dersi üzerindeki değişiklikler birbiri ile açık bir şekilde çelişiyor. Devamını Oku »

Sorularla Öğretmenlik Mesleği

Öğretmen

Üniversite sınavı sürecinde tercih maratonu başladı. Şu an birçok genç belki de hayatlarının en önemli kararını vermeye çalışıyor. Çünkü üniversite tercihi aynı zamanda bir meslek tercihi, bir hayat tercihi anlamına geliyor. Bu süreçte değişik meslekler araştırılıyor. Ben de adaylara bir nebze yardımcı olabilmek için öğretmenlik hakkında merak edilen sorulara çeşitli cevaplar vermek istedim. Bu soruların bir kısmı daha önce bana sorulan sorulardan bir kısmı da sorulabilecek sorulardan oluşuyor. Soruları genellikle mesleğe dışarıdan bakan ve meslek hakkında çok bilgisi olmayan bir kişinin gözünden bakarak hazırlamaya ve cevapları da mümkün olduğunca kısa tutmaya çalıştım. Tabii ki akla gelebilecek bütün soruları yazmış olamam. Yorum kısmından merak ettiğiniz diğer soruları eklerseniz yazıyı güncellerim.

Sorulara geçmeden önce soruların cevaplarının devlet okullarında çalışan bir öğretmen göz önüne alınarak cevaplandığını hatırlatayım. Özel eğitim kurumlarında (dershanelerde, özel okullarda v.s.) farklı süreçler söz konusu olduğu için verilecek cevaplar da farklı olacaktır. Devamını Oku »

Inception / Başlangıç Film Eleştirisi

Inception / Başlangıç Film AfişiRüya, batı ve doğu dünyası düşünürlerince üzerinde çokça kafa yorulmuş bir kavram. Sigmund Freud’un günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına itilmiş duyguların dışa vurumu olarak gördüğü rüyaya, İslam tasavvufçuları farklı bir gözle bakmışlardır. İslam tasavvufçuları insan ruhunun kâinattaki bütün gerçekleri idrak edebileceğini fakat dünya işleriyle meşguliyetin ruhun önünde bir takım perdeler oluşturduğundan dolayı bunu tam olarak başaramadığını söylerler. Uyku halinde ise bu perdeler, beş duyunun engelleri zayıflar veya kalkar. Bundan dolayı ruh rüyada gerçek hayatta yapamayacağı şeyleri yapabileceği gibi bir takım gaybî gerçekleri de kavrayabilir. Ruh rüya âleminde kavradığı bu gerçekleri hayal gücüne devreder. Hayal gücü de bunları uygun bir şekilde tasvir edip his mertebesine indirir.

Rüyada idrak ettiklerimizin bize kazandırdığı duygular günlük hayatta hissettiğimiz duygulara göre oldukça yoğundur. Bundan dolayı günlük hayatta bir süreç çerçevesinde ulaşabileceğimiz aşk, çok büyük bir acı veya çok güzel bir yemeğin lezzeti gibi duygular rüyada birkaç saniye içerisinde oluşuverir.

Rüyanın hakikati ile ilgili bu girizgâhtan sonra yavaş yavaş filme geçebiliriz. Yazının bundan sonraki kısmı filmle ilgili bilgiler içereceğinden dolayı filmi izlemeyenlerin filmden alacakları tadı azaltabilir. Uyarmış olayım. Devamını Oku »

Etohum’da Yeni Dönem Başlıyor

Etohum logo

Girişimin ve girişimcinin dostu etohum birinci yılını sektöre getirdiği önemli katkılar ile noktaladı. Şimdi yeni hedeflere yol alma zamanı. Bugün itibariyle Etohum’un 2009-2010 başvuruları başlıyor. Bu güzel haberi verdikten sonra hem konuya yabancı olanlara hem biraz fikri olanlara yardımcı olacak bazı sayfalar önermek istiyorum.

Eğer Etohum’un ne olduğunu hiç bilmiyorsanız

Etohum nedir?

Daha fazla bilgi için Etohum Blog, Facebook, Friendfeed, Twitter, Google Groups,
Etohum toplantıları ile ilgili videolarfotoğraflar, basın bültenleri

Başvurmadan önce

Eğer daha önce okumadıysanız Burak Hoca’nın blogunu mutlaka okuyun.
Acizane daha önce bu konuda yazdığım bir kaç yazıya göz atmanızı da tavsiye ederim.

Türk İşi Sosyal Medya

İnatçı keçiler

Bugünlerde eski küllenmiş bir tartışma tekrar alevlendi. Geleneksel medya ile blog yazarları tekrar kılıçlarını çektiler. Birileri çıkıp eski çamlar bardak oldu blog bir modaydı geldi geçti diye ahkam kesince karşı bir atak geldi. Daha sonra Turkcell’in bazı blog yazarlarına verdiği 3g paketi etrafında bir fırtına koptu. En nihayet Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Sarı Turk.internet.com‘a verdiği mülakatta “herkes yerini bilecek” anlamına gelebilecek şekilde esip gürlemesi de son nokta oldu. Devamını Oku »

The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış Film Eleştirisi

The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış

Amerika deyince bizim kuşağın aklına ister istemez bir “Macera Dolu Amerika” nakaratı geliyor. Bu, bir pop şarkısının nakaratı olmanın ötesinde Hollywood sineması sayesinde beynimize hatta alt benliğimize kazınmış bir gerçek. Söz konusu Amerika ise her an bir çatışmanın ortasında kalabilirsiniz. Veya hiç alakanız olmamasına rağmen FBI ile yerel polisin “Hey dostum bu bizim işimiz” klişesi ile başlayan ve bitmek bilmeyen çekişmesinin içerisinde kendinizi bulmanız işten bile değildir.

Bu satırları bana yazdıran geçtiğimiz akşam ön gösterimine katıldığımız Metrodan Kaçış filmi oldu. Bir yeniden çevrim olan film “sade vatandaşın başına gelen çetrefilli olaylar zinciri sonunda sabah çoraplarını giyerken kesinlikle hayal etmediği bir gün yaşaması” olarak özetlenebilecek bir konuya sahip. Film, klişeleri barındırması itibariyle pek çekilecek gibi görünmese de Denzel WashingtonJohn Travolta sayesinde yaz günü eğlenceliği bir deneyim yaşatıyor. Devamını Oku »